Anne, Bebek ve Kadın Forumu - Pembe.net

Hoşgeldin, sen de hemen aramıza katıl. Türkiye'nin en büyük kadın forumunda aradığın herşey var. Meraklı anneler, öğrenen kadınlar, sağlıklı ve eğitimli bayanlar, hayvanseverler, lezzetli parmaklar, gelinler ve görümceler burada! Konu aç, mesaj yaz, üyeler ile sohbet et ve profilini düzenle. Forumumuza üye olmak tamamen ücretsiz!

Bebeklerde Diş Gelişimi, Dişlerin Çıkması

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
Bebeğin dişlerinin çıkması, gelişimin sağlıklı biçimde sürdüğünü gösteren bir belirti olarak aileye önemli ipuçları verir. Ama dişlerin ne zaman ve nasıl çıktığı, ne gibi sorunlara yol açabileceği iyi bilinmelidir.

Diş gelişimi iki evrede tamamlanan bir süreçtir: Geçici dişler ya da sütdişlen denen ilk dişlerin gelişmesi ve daha sonra bunların yerini kalıcı dişlerin alması. Sütdişlerinin gelişimi ana karnında, yaşamın 16. haftasında başlar ve 3 yaşında tamamlanır. İlk olarak alt orta kesicidişler çıkar. Bunu sırasıyla üst kesiciler, alt yan kesiciler, köpekdişleri, birinci ve ikinci azıdişleri izler. Genellikle 6. aydan başlayarak, her ay ortalama bir dişin çıktığı söylenebilir (örneğin 10 aylık bir bebekte 4 diş bulunur). Dört yaşma doğru dişlerde kalsiyum miktarı azalır ve 6. yaştan başlayarak sütdişleri düşmeye başlar. Bu süreç 12 yaşına değin tamamlanır. Kalıcı dişler için doğumdan sonra başlayan kalsiyum birikimi ise 19 yaşında durur. Kalıcı dişler, 6 yaşında çıkmaya başlayıp üçüncü azıdişi dışında 13 yaş dolayında tamamlanır.

dis-cikarma-zamani.jpg

SÜT DİŞLERİ

Bunlar 20 dişten oluşur. Her çenede 4 kesici, 2 köpek ve 4 azı dişi yer alır. Kalıcı dişler ise 6-7 yaşlarında çıkmaya başlar. Önce "altı yaş dişi" denen kalıcı azıdişleri (birinci büyük azıdişleri) çıkar. İkinci süt azıdişilerinin hemen arkasında yer alan bu dişler alt ve üst çenedeki dişlerin birbirine doğru biçimde basmasında önemli rol oynar. Ana babalar genellikle sütdişlerinin 3 yaşında tamamlandığını bilmediğinden bu
kalıcı azıdişinin de değişeceğini sanabilirler.Sonuçta hekime ancak dişin çürüdüğü ve çekilmesinden başka çözümün kalmadığı durumlarda başvurulur. Altı yaş dişlerinin yitirilmesi, üst ve alt çene kemiklerinin gelişimini, daha sonra çıkacak dişlerin durumunu ve genel olarak dişlerin düzenini olumsuzyönde etkilediğinden yıllar sonra, dişeti hastalıklarının ya da dişlerin destek yapılarında önemli yetersizliklerin ortaya çıkmasına yol açabilir. Ayrıca sütdişlerinin erken dökülmesi sonucunda önemli ve onarılması olanaksız doku yıkımları gelişebilir.

KALICI DİŞLER

Erişkin bir insanda üst ve alt çenelerde 16'şardan toplam 32 kalıcı diş bulunur. Her çenede 4 kesicidiş, 2 köpekdişi, 4 ön azıdişi (küçük azıdişi) ve 6 azıdişi (büyük azıdişi) yer alır. Her yan çenenin en son dişleri olan ve 20 yaş dişi ya da akıldişi olarak bilinen üçüncü azıdişleri daha geç, 17-30yaşlannda ortaya çıkar. Biçimi, büyüklüğü ve kök sayısı çok değişik olabilen bu dişler, beslenme alışkanlıklarındaki değişikliklere bağlı olarak insanlık tarihi boyunca evrimleşerek değişikliğe uğramıştır. Dişlerin işlevi. İnsan her türlü besini yiyebilen bir canlıdır. Dişleri de bu beslenme biçimine uygun olarak her türlü yiyeceği öğütebilecek yapıdadır. Kesici ve köpek dişler, büyük lokmalar halindeki besinlerin küçük parçalara ayrılmasını sağlar. Küçük azılar, büyük azıların tamamlayacağı öğütme işlemine başlar ve çiğnemenin sonunda besinler iyice hamurlaşmış olur. Bu hamurun içeriğine katılan tükürük salgısında bulunan enzimler kimyasal sindirimi başlatır. Kimyasal sindirimi kolaylaştıran fiziksel ayrıştırma kesici kenarları olan kesicidişler, sivri uçlan olan köpekdişler, ikişer çıkıntısı olan küçük azılar ve birçok çıkıntısı olan büyük azılann kesmeye, parçalamaya ve öğütmeye yarayan özellikleri sayesinde gerçekleşir. Azıdişlerinin üzerindeki girinti ve çıkıntılar üst üste geldiğinde bir birine kenetlenecek biçimde gelişmiştir. Bu sayede besinlerin etkili biçimde öğütülmesi sağlanmış olur.Dişleri ya da dişetlerini etkileyen hastalıklar ile dişlerin oluşum bozukluklan çiğneme yüzeyleri arasındaki uyumu bozabilir. Dişlerin eksilmesi de bu uyumu olumsuz etkiler. Ağıziçi araçlann kullanılması, ortaya çıkabilecek düzensizlikleri önlemekle birlikte, gerekli özenin gösterilmediği durumlarda dişlerde geri dönüşü olmayacak ölçüde ağır işlevsel bozukluklar ortaya çıkabilir.Dişlerin erken çıkması. Dişler 6. aydan önce de çıkabilir. Bazen bebek kesicidişleri ya da tek bir kesicidişi çıkmış olarak doğabilir. Dişlerin zamanından önce çıkması çok önemli değildir. Ama doğum sırasında bulunan dişler bazı sorunlara, örneğin meme başında ısırmaya bağlı yaralanmalara neden olabilir. Bu durum dişin çekilmesini gerektirebilir. Özellikle bebeğin diline zarar veren, kötü gelişme gösteren, yutulma
ya da daha kötüsü solunum yollarına kaçma tehlikesi olan diş mutlaka çekilmelidir. Dişlerin geç çıkması. Dişler beklenen zaman içinde çıkmayabilir. Birçok ana baba, diş çıkarmanın gecikmesini çocuğun yavaş gelişmesine yorarak telaşlanır. Gerçekten de diş gelişiminin' gecikmesi tek başına olmamakla birlikte tiroit bezi yetmezliği ve raşitizm gibi bir hastalığın belirtisi olabilir. Ama çoğunlukla kalıtsal etkenlere bağlı bir gecikme söz konusudur. Bebekliğinde geç diş çıkaran annelerin çocuklarında da yaklaşık aynı uzunlukta bir gecikmeye oldukça sık rastlanır. Dişlerin gecikmesi D vitamini ya da kalsiyum eksikliğinin belirtisi de değildir ve diş çıkmasını sağlamak için bunların verilmesi gerekmez.Diş çıkarma ile hastalıklar arasında dikkat çeken ilişkiler. Dişlerin çıkmasına genellikle ishal ve karınla ilgili yakınmalann ya da ateşin eşlik ettiği düşünülür. Ama uzmanlar bu bozukluklar ile diş çıkarma arasında tutarlı bir neden-sonuç ilişkisi bulamamışlardır. Bazı özel durumlarda, ishal ve ateşin dişlerin çıkmasını kolaylaştırdığı, yaygın inanışın tersine doğrudur. Ama dişlerin gelişimi sırasında ortaya çıkabilen önemsiz rahatsızlıklann nedeni henüz aydınlatılmamıştır. Hangi nedene bağlı olursa olsun ateş yükselmesi ya da karınla ilgili rahatsızlıklar diş çıkarmadan bağımsız biçimde ele alınarak dikkatle izlenmelidir. Bazı önemli bozuklukların tek başına diş çıkarmaya bağlanması doğru değildir. Böyle bir tutum tedavide gecikmeye yol açarak ağır bozukluklara neden olabilir. Dişler çıkarken genellikle
önemsiz bazı rahatsızlıklar görülür. Ama doğrudan diş minesinin biçim ya da renginde ve dişlerin yapısında gelişecek bozukluklar çok daha önemlidir. Diş minesinin oluşum evresinde, dölütün karşılaştığı bazı zararlı etkiler, örneğin oksijen yetmezliği, diş oluşumunu da olumsuz yönde etkileyebilir. Dişlerde biçim bozukluktan dölyatağında geçirilen bir enfeksiyona ya da gelişim bozukluğuna bağlı olabilir. Renk değişiklikleri yüzeysel ya da derindir. Yüzeysel renk değişikliği ağız sağlığının bozuk olduğunu gösterir. Alınan maddelerin dişlerde birikmesiyle, örneğin demir içeren ilaçlann etkisiyle dişlerde renk değişikliği ortaya çıkabilir. Derin renk değişiklikleri dişte birtakım boyarmaddelerin, örneğin bilirubin ya da tetrasiklinin birikmesine bağlıdır. Yaşamın ilk yılında diş çürükleri ender görülür. Özellikle aşın miktarda şeker ya da balla tatlandırılmış meyve suyu tüketen bebeklerde diş çürükleri ortaya çıkabilmektedir. İlk yıldan sonra görülen diş çürüklerini önlemek için gereken durumlarda bebeğe flüor bileşikleri verilmelidir. Böylece dişlerin çürüklere karşı direnci artar.


SÜT DİŞLERİSÜRMEDÜŞMEKALICI DİŞLERSÜRME
I

II
III
IV
V
Orta kesiciler

Yan kesiciler
Kaninler
1.süt azıları
2.süt azıları
6-12 ay

6-12 ay
18-24 ay
12-18 ay
24-30 ay
7 yaş

8 yaş
10 yaş
9 yaş
11 yaş
1 Orta kesiciler

2 Yan kesiciler
3 Kaninler
4 1. Küçük azılar
5 2. Küçük azılar
6 1. Büyük azılar
7 2. Büyük azılar
8 3. Büyük azılar
7 yaş

8 yaş
10 yaş
9 yaş
11 yaş
6 yaş
12 yaş
18 yaşından sonra


Yazının Kaynağı: Medicana
 
Son düzenleme:
Üst