Anne, Bebek ve Kadın Forumu - Pembe.net

Hoşgeldin, sen de hemen aramıza katıl. Türkiye'nin en büyük kadın forumunda aradığın herşey var. Meraklı anneler, öğrenen kadınlar, sağlıklı ve eğitimli bayanlar, hayvanseverler, lezzetli parmaklar, gelinler ve görümceler burada! Konu aç, mesaj yaz, üyeler ile sohbet et ve profilini düzenle. Forumumuza üye olmak tamamen ücretsiz!

Erkek Bebek İsimleri

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
ABAY: Beceri. Sezgi, anlayış, dikkat. Abay Kunanbayoğlu. Kazak Türk şiirinin kurucusu. Türkçe
ABAZA: Karaçay Çerkes Özerk bölgesinde yaşayan müslüman bir halk. Abaza Hasan Paşa, Osmanlı vezirlerinden. Türkçe
ABBAS:1. Sert, çatık kaşlı kimse. 2. Arslan (bkz. Esed, gazanfer, şiir). Abbas b. Abdülmuttalib. Rasûlullah (s.a.s)’ın amcası, Mekke’nin fethinde müslüman olmuştur. Arapça
ABDİ: Kulluk ve itaat eden. Arapça
ABDULLAH: Allah’ın adamı- Allah’a ait olan, onun yolundan giden kişi
ABER: Hz. Nuh’un erkek torunu. Arapça
ABHER: 1. Nergis çiçeği. 2. Yasemin. 3. Zerrin kadehi çiçeği. 4. Dolu kab. Arapça
ABİDİN: Dua eden / Duacı
ACUN: Dünya,varlık
ADEM: Allah’ın yarattığı ilk insan / Adam
ADNAN: Eski Türk isimlerinden / İki gökyüzü, iki cennet anlamında
AĞANER:Saf, temiz, duru insan. Türkçe
AHAD: 1. Bir, kişi, kimse. 2. Birler, birden dokuza kadar olan sayılar. 3. Ünlü Türk denizcilerinden Ahad bey (Umur bey donanmasından). Arapça
AHKAF: 1. Kum fırtınası 2. Kur’an-ı Kerim’in 6. suresi. Araplar bu ismi, Arabistan’ın güneyinde, kimsenin bilmediği ve giremediği çöle vermişlerdir. Arapça
AHMER: Kırmızı, kızıl. Arapça
AHMET: Övülmeye değer/ Beğenilmiş / Allah’a şükreden Arapça
AHNES: Basık ve sivri burunlu. Daha çok lakap olarak kullanılır. Arapça
AHVER:-1. Müşteri yüzlü, güzel gözlü adam. 2. Zeki, akıllı. Arapça
AKABE: 1. Sarp geçit, çıkılması zor yokuş. 2. Tehlike. Atlatılması zor güçlük, muhtıra. Arapça
AKAD: Doğruluğuyla, dürüstlüğüyle tanınmış kimse. Türkçe
AKALIN: Alnı açık, suçu olmayan, onurlu. Akalın (Besim Ö-mer Paşa). Türk hekim. Türkçe
AKALP: Doğruluğu ve dürüstlüğüyle tanınan kimse. Türkçe
AKANSEL:1. Akarsu. 2. Uzun mesafeler geçerek denize dökülen akarsu. Türkçe
AKAR: 1. Akıp geçen. 2. Gelir getiren. Türkçe
AKASOY: Sevilen, sayılan soydan gelen Türkçe
AKAY: Beyaz ay,dolunay
AKBATU: Yiğit erkek. Türkçe
AKÇAR: iyi ruhlar. Türkçe
AKDEMİR: Demir gibi güçlü ve temiz yürekli. Yiğit. Türkçe
AKDES: En kutsal. Arapça
AKDİL: İyi, doğru, güzel konuşan kişi. Türkçe
AKDORU: Doruğu bulutlu dağ. Türkçe
AKEL:1. Doğru, dürüst işler yapan kimse. Dürüst, güvenilir erkek. Türkçe
AKGÜN: Mutlu, sevinçli gün. Türkçe
AKHAN: Dürüst hakan. Türkçe
AKİF:1. Bir şeyde sebat eden. 2. İbadet eden, ibadet maksadıyla mübarek bir yere çekilen. İ’tikafa giren. 3. Direnen. M. Akif Er soy: Ünlü şair ve yazarımız. Safahat’ın yazan. İstiklal marşını
telif etmiştir. Arapça
AKİL:Akıllı, akıl sahibi. Uslu, kavrayışlı. Ali b. Ebi Talib’in kardeşi. Akil b. Ebi Talib. Arapça
AKIMAN: Cömert, eli açık kimse. Türkçe
AKIN: Her engeli aşan, güçlüklerden yılmayan, hızlı hareket kabiliyetine sahip. Türkçe
AKINALP: Akın yapan yiğit. Yiğit. Türkçe
AKMAN: 1. Temiz, beyaz, güzel insan. 2. Yaşlı kimse. Türkçe
AKÖZ:Özü sözü doğru kişi, temiz kişilikli. Türkçe
AKSAN: İyi ve temiz tanınmış kimse. Türkçe
AKŞİT:Kutlu uğurlu. 2. Ak. 3. Güneş, nur, aydınlık. Akşit Muhammed b. Tugac: İhşidiler devletinin kurucusu. Türkçe
AKSOY: Temiz soylu. Türkçe
AKSUNGUR: -Doğan cinsinden bir nevi av kuşu. Aksungur b. Abdullah. Melikşah zamanında Halep’in hakimliğini, yöneticiliğini yapan Türk Emiri. Türkce
AKTAŞ:Mermer. Türkçe
AKTAY: Beyaz tay. Türkler’de çok kullanılan bir isimdi. Türkçe
AKTEKİN: Parlak, görkemli, temiz huylu yiğit. Türkçe
AKTEMÜR: Akdemir. Türkçe
AKYOL: Dürüst, doğru ve iyi yol. Türkçe
ALAADDİN: -Dini yüceltmek için din uğruna çalışan kimse. Alaaddin Keykubad (1192-1237) Anadolu Selçuklu Sultanı. Türk dil kuralları açısından “d/t” olarak kullanılır. Arapça
ALATAN: Güneş doğmadan önce ufukta beliren karışık renkler. Türkçe
ALATAY: Derisinde benekler olan tay. Türkçe
ALDEMİR:Ateşte kıpkırmızı hale getirilen demir Al-Demir Bilinmiyor
ALEMDAR: 1.Bayrak veya sancak tutan, taşıyan, bayraktar, sancaktar. 2. İşe önderlik eden. Alemdar Mustafa Paşa: Osmanlı veziri. Arapça-Farsça
ALEN: Saygınlık, başarı. Anlamının eksik yada yanlış olduğunu düşünüyorsanız yorum yada iletişim şeklinde bizimle irtibat kurabilirsiniz. Ermenice
ALGAN: Alan, fetheden, fatih. Türkçe
ALGIN: 1. Güçlü, iyi, güzel, sıcakkanlı, sevimli. 2. Sevdalı, aşık, vurgun. 3. Hızlı akan su. 4. Renksiz, cılız, zayıf. Türkçe
ALGUHAN: Çağatay hanlığı hükümdarı. (1266). Orta Asyayı ele geçirip Harezmden Afganistan’a kadar sınırlarını genişletti. Cengiz’in yasalarını şiddetle uyguladı. Türkçe
ALİ: 1. Yüce, ulu, yüksek. 2. Hz. Ali: Ebu Talib’in oğlu. Peygamberimizin amcazadesi ve kızı Fatma (r.anha)’nın kocası. Dördüncü halife. Arapça
ALİHAN: Yüce han. Arapça-Türkçe
ALİCAN: Ali ve can isimlerinin bir araya gelmesinden meydana gelmiştir. (bkz. Ali ve Can). Arapça-Farsça
ALİCENGİZ: Akla gelmez, şeytanca, beklenmedik ve umulmadık tarzda anlamlan ile “Alicengiz oyunu” deyiminde geçer. Arapça-Türkçe
ALİM: 1. Çok okumuş, bilgin.,2. Çok bilen. 3. Sonsuz. İlim sahibi. Allah’ın sıfatlarındandır. Kur’an’da Cenab-ı Hakk’ın ismi olarak 13 yerde geçer. “Abd” takısı alarak da kullanılır. Arapça
ALİŞAH:Hükümdarların en yücesi. Alişah Taceddin. (?-1324). İlhanlı veziri. Arapça-Farsça
ALİŞAN: Şan ve şerefi yüce ve yüksek olan çok değerli. Arapça-Farsça
ALİYAR:1. Yar, dost, sevgili. 2. Alinin dostu, sevgili adı. 3. Yüce dost. Birleşik isim Arapça-Farsça
ALKAN:Alkan Kırmızı kan. Alkan bey: Türk denizci. Selçukluların egemenliğindeki İznik’te Ebu’l-Kasım’ın donanma komutanı. Türkçe
ALKIM: Gökkuşağı. Alkım (Uluğ Bahadır) Türk Arkeolog. Türkçe
ALKIN: 1. Sevdalı, aşık, vurgun. 2. El çırpma, övme. Türkçe
ALKUR: Hep, bütün, herkes. Türkçe
ALP: 1. Eski Türklerde kahraman, yiğit, cesur, bahadır, pehlivan. 2. Seyfi kola mensup, savaşçı, fütüvvct ehli. Alperen, Alpgazi. Bu isim İslam’dan sonra da Türkler arasında kullanılmaya devam
etti. Türkçe
ALPAGU:Alpagu 1. Tek başına düşmana saldıran yiğit. 2. Eski Türklerde bir rütbe adı. 3. Eski Türklerde bir kurt adı. Türkçe
ALPARSLAN: Korkusuz, yiğit, Soylu, aslan gibi anlamında Türkçe
ALPAY:Cesur, yiğit kimse. Türkçe
ALPÇETİN: Cesur, yiğit kimse.
ALPDOĞAN: Doğuştan yiğit olan. Türkçe
ALPER: 1. Eski Türklerde kahraman, yiğit, cesur, bahadır, pehlivan. 2. Seyfi kola mensup, savaşçı, fütüvvct ehli. Alperen, Alpgazi. Bu isim İslam’dan sonra da Türkler arasında kullanılmaya
devam etti. Türkçe
ALPERAY: Cesur erkek ve Eray: ilk ay isimlerinin birleşiminden oluşmuştur. Türkçe
ALPERAN:Yiğit, bahadır. Türkçe
ALPERTUNGA: Efsanevi Türk hükümdarı ve destan kahramanı. M.Ö. 626 yıllarında yaşayıp İranlılarla uzun savaşlara giren Turan (Saka) hükümdarı olduğu söylenir.Türk, İran, Arap, Hint, Eski
Yunan ve Asur kaynaklarında kendisinden değişik adlarla bahsedilir. Türkçe
ALPGİRAY: Yiğit hükümdar. Kırım veliahtı. Bir ara Kırım Hanı da oldu. Türkçe
ALPHAN: Yiğit hükümdar. Türkçe
ALPKAN:Yiğit soydan gelen. Türkçe
ALPMAN: Yiğit, cesur, kahraman. Türkçe
ALPSOY:. Yiğit ve cesur soya mensub. Türkçe
ALPTEKİN: Kahraman şehzade. Birleşik isim. Alp: Kahraman, Tekin: Şehzade. Türkçe
ALPTUĞ: Yiğit cengaver, sevilen komutan, hükümdar, tuğluk. Türkçe
ALTAN: 1. Sabahın güneş doğarkenki zamanı. 2. Hakanlara verilen unvan, sultan, padişah. Türkçe
ALTAY: 1. Asya’da Batı Sibirya ile Moğolistan’ı ayıran dağlık bölge. 2. Altay dağlan bölgesinde yaşayan Türklerin genel adı. Türkçe
ARAS: Kalın Yün, At kılı anlamında (Aras nehri) Türkçe
ARCAN: Özü saf, temiz kimse Türkçe
ARCENK: Namus uğruna kahramanca mücadele eden. Kaynak: http://tr.wiktionary.org/wiki/arcenk. Türkçe
ARDA: 1. Eskiden bazı çavuşların elde tuttukları uzun değnek. 2. İşaret için dikilen değnek. -3. Çıkrıkçı kalemi. 4. Sonra gelen. Türkçe
AREF:1. Pek maruf, çok bilinen. 2. Arif, anlayışlı ve bilgili. Arapça
AREL:Temiz, dürüst kimse. Türkçe
ARGU: 1. İki dağ arası, uçurum. 2. Orta Asya’da Issık gölü çevresinde Çu ve Talaş havzalarında yaşamış Kırgızların en büyük boyu. Argu Türkleri. Türkçe
ARGUN: 1. Zayıf, güçsüz, düşkün, dermansız, zebun. 2. Yanyana iki kamış düdüğünden veya kartal kemiğinden yapılmış kaval. Argun: İlhanlı hükümdarı. Abaka Han’ın oğlu. Türkçe
ARGÜN: Temiz, aydınlık gün. Türkçe
ARHAN: Üstün nitelikli, gururlu bakan. Türkçe
ARICAN: Temiz, doğru kimse. Türkçe
ARİF:1. Meşhur, çok tanınmış, mütearif. 2. Bilgi sahibi. Bilen, bilgili, irfan sahibi. 3. Sıbyan mektebi hocası veya kalfası. Arapça
ARINÇ: 1. Temiz, saf, arı. 2. Barış. Türkçe
ARISAL: An gibi çalışkan kimse. Türkçe
ARISAN: Temiz, doğru tanınmış kimse. Türkçe
ARKAN: 1. Temiz, ari kandan gelen. 2. Üstün galip. Arkan (Seyfı) Türk mimar (1903-1966). Arapça
ARKIN:Yavaş, ağır, sakin, gelecek yıl. Türkçe
ARKUT:Temiz, uğurlu, kutlu. Türkçe
ARMAN: 1. Hasret, özleme. 2. Zahmet, sıkıntı. 3. Teessüf. 4. Pişmanlık. Farsça
ARSAL:Temiz huylu, namuslu. Türkçe
ARSLAN: 1. Kuvvet ve saldırganlığıyla tanınan hayvan, esed, şir. 2. Cesur adam, bahadır. 3. Bir çeşit çiçek. Arslan Argun: Alpaslan’ın oğlu (1097). Türkçe
ARTUÇ: Ucu sivri demirle donanmış mızrak. Türkçe
AETUK:Selçuklu Emiri. (XI. yy.). Selçukluların ünlü hakanı Alpaslan’ın emrinde Malazgirt savaşına katıldı. Türkçe
ARTUN: Gururlu, kendine güveni olan, vakur. Türkçe
ARZIK: Dindar, sofu. Türkçe
ASAF: 1. Vezir. 2. Erdem, ileri görüşlülük, yönetimde başarı. Hz. Süleyman’ın ünlü veziri. Süleyman (a.s.)’ın en çok güvendiği kişiydi. Neml suresinde anlatılanlar Asaf üzerine yorumlandı. Daha
sonra padişahın vezirlerine Asaf unvanı verildi. Arapça
AŞIK:1. Bir başkasını aşkla seven. 2. Dalgın, unutkan. 3. Tasavvufta Allah’a muhabbet duyan kişi. Aşık Çelebi (1520-1572) Osmanlı şair ve yazarlardan. Türkçe
ASİL: 1. Sağlam. 2. İyice kökleşmiş, yüksek duygularla hareket eden. 3. Kendi kendine hareket eden. 4. Soyu, sopu belli. Necip. Arapça
ASIM:1. Yasak, yanına yaklaşılamayan. 2. Günahtan, haramdan çekinen. 3. İffetli, afif, ismetli, perhizkar. Asım b. Umeyr: (749). İslam komutanlarından. Maveraünnehir fethine katıldı ve
yiğitliğiyle ün saldı. Arapça
ASLAN: Türklerin, güçlü insan tanımlarında genellikle seçtikleri ormanlar kralı Türkçe
ASRIN: Bu asıra ait, bu devire uygun Türkçe
ASUTAY: Hırçın tay. Türkçe
ATA: 1. Baba. 2. Soyun geçmişte yaşamış ferdi. 3. Vermiş, veriş. Bağışlama, ihsan. 4. Yesevi tarikatında mürşid. Ata b. Ebi Rabah: Fıkıh alimi (Mekke 733). Ebu Meysere b. Ebu Hüseyin
el-Fikri’nin azatlı kölesiydi. Birçok hadis rivayet etmiştir. Türkçe
ATABEK: 1. Selçuklu devletinde şehzadelerin terbiyesiyle vazifeli şahıs. 2. Lala. Devlet idaresinde yetki taşıyan naip. Türkçe
ATABERK:Selçuklu devletinde şehzadelerin terbiyesiyle vazifeli şahıs. Lala. Türkçe
ATABEY: Devlet yönetiminde bir san. Lala. Türkçe
ATACAN: (bkz. Ata). Türkçe
ATAERGİN: (bkz. Ata). Türkçe
ATAHAN: (bkz. Ata). Türkçe
ATAKAN: -1. Düşünmeksizin her işe sokulan adam. 2. İleri atılan. Türkçe
ATALAY: (bkz. “Ata”). Ünlü, namlı, şöhretli. Atalay Mahmut, Türk güreşçi. Balkan, Avrupa, Dünya ve Meksika Olimpiyatları şampiyonu oldu (1968). Türkçe
ATAMAN: (bkz. “Ata”). 1. Ata kişi, başkan, önder. 2. Don kazaklarının önderlerine verilen ad. Türkçe
ATANER: (bkz. Ata). Türkçe
ATANUR: Atasından aldığı nuru taşıyan Türkçe
ATASAGUN: Eski Türklerde hekimlere verilen isim. Türkçe
ATASAN: (bkz. Ata). Türkçe
ATASEVEN: (bkz. Ata). Türkçe
ATASOY: (bkz. Ata). Türkçe
ATAY: Bilinen, tanınmış. Türkçe
ATEŞ:Yanıcı maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın ortaya çıkması Türkçe
ATIF:1. Çevirme, meylettirme, imale. 2. Yükletme, birinin işi veya sözü olduğunu iddia etme, hami, isnad. 3. Yüzünü çeviren, meyleden, mail, müteveccih. 4.Merhamet sahibi, şefkatli, acıyan.
5. Beğenen. Atıf Efendi (Mehmet Kuyucaklı. (-İst. 1847). Osmanlı matematik bilgini. Şam ve İstanbul kadılıklarında bulundu. Arapça
ATİK: 1. Sırtın üst kısmı. 2. Berrak, saf, karışmamış, kıymetli. 3. Eski, kadim, kühen, dirin. 4. Azatlı, hür. 5. Güzel genç kız. 6. Çok hareketli, çevik, hızlı hareket eden. 7. Asil. 8. Hz. Ebubekir’in
lakabı. Peygamber (s.a.s)’in “Sen ateşten kurtulmuş kimsesin” müjdesine kavuşmuş olmasından ötürü bu lakapla anıldığı söylenir. Arapça
ATIL: Girişken ol, ilerlemek için çaba göster. Türkçe
ATILAY: 1. Ünlü, namlı, şöhretli. 2. Atilla’dan sonra tahta geçen ünlü hükümdar. Türkçe
ATILGAN: 1. Karşısına çıkabilecek engellerden ve tehlikelerden korkmadan her zaman ileriye atılan. 2. Karşı çıkan, çekinmesi olmayan, cüretkar. 3. Hevesli. Türkçe
ATİLLA:1. Büyük, ünlü. 2. Babacık. 3. Savaşçı, fatih. 4. Hun Türklerinin büyük imparatoru (400-453). Türkçe
ATINÇ:Atılgan / Atak Türkçe
ATKIN:Atılmış. Kumaş dokumada kullanılan tabir. Türkçe
ATLAN: Ata bin. Türkçe
ATLAS:1. Üstü ipek, altı pamuk kumaş, diba. 2. Düz, havasız, tüysüz. 3. Büyük harita. 4. Atlas okyanusu. 5. Kuzey Afrika’da Fas, Cezayir’i geçerek Tunus Körfezi’ne kadar uzanan sıradağlara
verilen ad. Türkçe
ATILHAN:Ata binmiş süvari. Birleşik isim. Atlıhan: Alınca Hanın oğlu. Tatar’ın kutsal göbek soyundan sekizinci kuşak. Türkçe
ATTİLA: Hunların “Tanrının Kırbacı” denilen büyük hükümdarı Türkçe
AVNİ: 1. Yardımla ilgili, yardıma ait. 2. Fatih Sultan Mehmed’in şiirde kullandığı mahlas. Arapça
AVNULLAH: Allah’ın yardımı. Birleşik isim. Arapça
AYALP: Ay kadar parlak ve güzel, yiğit. Türkçe
AYAZ: Soğuk ve Durgun hava. Dondurucu soğuk. Ayaz: Selçuklu emin (Öl. 1105). Türkçe
AYBAR:1. Gösterişli, heybetli, görkemli. 2. Korku veren. Türkçe
AYBARS: Ay ve Pars kelimelerinden, Ay gibi güzel, pars gibi yırtıcı Türkçe
AYBEG: -Ay gibi temiz ve aydın yönetici, ileri gelen, bey. Abeg Kutbeddin (Öl. 1210): Delhi Memlükler Devleti’nin kurucusu. İslam’ın Ortaasya’da yayılmasında büyük başarılar gösteren, Gazne
sultanı Muiziddin’le birlikte savaşıp onun ölümüyle Delhi sultanlığına gelen ünlü komutan. Türkçe
AYBEK: Put, sanem. Farsça
AYBERK: 1. Sağlam ay, sağlam kişilik. 2. Şimşek, ay’ın şimşek gibi parlaklığı. 3. Yaprak, ay yaprağı. Türkçe
AYÇETİN: Zor, güç ay. Türkçe
AYDEMİR: Marangozların kullandığı kavisli bir keser çeşidi. Türkçe
AYDINALP: Münevver, bilgili, yiğit, kahraman kişi. Konya Selçuklulan’ndan ünlü bir komutan. Türkçe
AYDİNÇ:Cesur, aydın. Türkçe
AYDINER: (bkz. Aydın). Türkçe
AYGUTALP: (bkz. Aygut). Aygutalp: (XIV. yy.) Türk komutan. Osman Gazi’nin silah arkadaşı. İlk Türk denizcisi İmralı fatihi Kara Ali’nin babası. Yıldırım Bayezid’le birlikte Timur’a esir düşen
Timurtaş Paşa’nın dedesi. Türkçe
AYHAN: Ay sahibi, ay hakimi. Oğuz Kağan Destanı’na göre, Oğuz’un altı oğlundan biri. Efsanede bahsedilen, Oğuz’un ışıktan doğan karısından olan 3 oğlundan biri. Ayhan’ın 4 oğlu 24 Oğuz
boyunun 4’ünü oluşturur. Bunlar Bozoklu soyudur. Türkçe
AYKAÇ: 1. Söyleyen, konuşan. 2. Akıl veren. 3. Ozan, şair. Türkçe
AYKAN:Soylu, asil, temiz kişi. Türkçe
AYKUT: 1. Kutlu, uğurlu ay. 2. Karşılık, mükafat. Türkçe
AYKUTALP: Mükafat veren kahraman, iyi karşılık veren bahadır. Türkçe
AYMAN: Ay gibi güzel, ışıklı kimse. Türkçe
AYMETE: (bkz. Mete). Türkçe
AYMUTLU: (bkz Mutlu). Türkçe
AYSUNGUR: (bkz. Sungur). Türkçe
AYTAÇ:Başa takılan ay şeklinde taç. Türkçe
AYTEK: Ay gibi (Eski Türkçede tek/teg olarak kullanılmıştır). Türkçe
AYTEKİN:Ay şehzadesi, ay prensi. Türkçe
AYTUĞ:1. Mızrağın ucuna yapılmış ayın üstüne yapılan tüy. 2. Tuğ, tüy, fars gibi. Türkçe
AYTUN:: türkçe gizli saklı kalmış köşe anlamında. Ay da onu aydınlatan. ayrıca tun gece anlamına da geliyor. Türkçe
AYVAZ: 1. Arapça ivaz kelimesinin bozulmuş şekli. 2. Eskiden kibar konaklarda yemek servisi yapan ve sokak işlerinde kullanılan Vanlı Ermenilere verilen ad. Ermeni uşak. 3. Karagöz perdesinin
belli başlı tiplerinden biri. 4. Köroğlu destanında bir kahraman. Arapça
AZAD: l. Hür, serbest. 2. Kimseye bağımlı olmayan. 3. Kurtulmuş. 4. Müberra. 5. Zarif, nazik. -Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır. Farsça
AZAM:En büyük, daha büyük, ulu. İmam-ı Azam Ebu Hanife: Hanefi mezhebinin kurucusu. Büyük alim ve müctehid. Arapça
AZER: Ateş. İbrahim (a.s.)’in babası olduğu söylenir. Farsça-İbranice
AZİM: 1. Büyük, ulu, cesim, iri, muhteşem. 2. Kuvvetli, şiddetli, derecesi yüksek. 3. Ehemmiyetli, mühim, müthiş. Arapça
Aziz 1. Muhterem, sayın. 2. Sevgili. 3. Veli, evliya, ermiş. 4. Az bulunur. 5. Allah’ın izzetli kıldığı, mü’min. Aziz (İmadettin Abulfeth Osman el-Aziz): Selahaddin Eyyubi-’nin II. oğlu. Kardeşi el-Efdal,
Melik iken kendisi Şam’ı terkederek Mısır Eyyubileri hükümdarlığını ilan etti. Fakat daha sonra kardeşiyle barıştı. Kur’an-ı Kerim’de Âl-i İmran ve Yusuf surelerinde geçmektedir. Arapça
AZİZİ:Aziz’e ait. XVI. yy.’da yaşamış Türk şairi. “Yedikuleli Azizi’ lakabıyla tanınır. Asıl adı Mustafa’dır. Arapça
AZMİ:1. Kasıt, niyetlilik karar. 2. Kemikli. 3. Güçlü, kuvvetli. Azmi Pir Mehmet (-1583): Şehzade Mehmed’in ve III. Mehmed’in hocalığını yapmıştır. Arapça
AZMUN: Deneme, sınama, tecrübe. Farsça
AZRAF: 1. Zarif. 2. Pek ince, pek nazik. 3. Çok zeki. Arapça
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
BABÜR: Hindistan’da yaşayan bir tür kaplan/Babür imparatorluğunun kurucusu Babürşah’tan
BAHA: Değer fiyat, kıymatinin karşılığı, Ederi
BAHADIR: Yiğit , kahraman, atak, gözünü daldan budaktan esirgemeyen
BAHATTİN: Dinin değerlisi,güzelliği
BAHİR: Deniz-Belli, açık-Işıklı,parlak
BAHRİ: Denizle ilgili, denizci, denizingücü, sonsuzluğu
BAHTİYAR: Mutlu, talihli, Hayatından memnunolan
BAKİ: Süreklilik sahibi, sonsuza kadar kalan, sonsuz, sonu olmayan
BALA: Küçük çocuk, Yavru, Korunması gereken
BALABAN: Bir tür yırtıcı kuş. İri cins birtür Doğan (kuş)
BALER: Tatlı dilli, cana yakın
BARAN: Yağmur mevsimi
BARANSEL: Güce, kuvvete ait. Güçsel.
BARBAROS: “Barba Rosse” Kırmızı sakal. Asıl adı Hızır olan büyük Türk amiraline Avrupalıların taktığı ad.
BARIN: Bütün,tüm – Güç kuvvet
BARIŞ: Uzlaşma.
BARKAN: Çölde oluşan küçük kum kitlesi
BARKIN: Gezgin, Seyyah, Sürekli gezipdolaşan
BARLAS: Kahraman
BARS: Kaplan benzeri yırtıcı hayvan
BASRİ: Gören, görme ile ilgili, görebilmek
BAŞAR: Başarılı ol anlamında
BAŞER: Başta gelen
BATI: Güneşin battığı yön
BATIHAN: Batı’nın hükümdarı, hanı
BATIKAN: Batı+ Khan Batının Hanı ya da Batının Kanı anlamında
BATIRAY: Ay gibi yiğit
BATTAL: Kahraman. Oldukça iri yapılı, Alışılmışın dışında büyük
BATU: Güçlü Kuvvetli
BATUHAN: Güçlü Kuvvetli Han. Altınordu devletinin kurucusu Batuhan.
BATUR: Korkusuz, yiğit.
BATURALP: Yiğitler yiğidi
BAYAR: Büyük, ulu yüce.
BAYBARS: Eski Türklerin beslediği kaplan
BAYBORA: Fırtına
BAYCAN: Zengin
BAYEZİT/BEYAZIT: Birçok Osmanlı şehzadesinin ortakadı.
BAYHAN: Zengin ve güçlü
BAYKAL: Yaban kısrağı. Moğolistandaki büyükgöl
BAYRAKTAR: Bayrak taşıyan.
BAYRAM: Ulusca kutlanılan, Kutsal ve önemli günler.
BAYSAL: Dirlik düzenlik içinde, sakin,gürültüsüz.
BAYÜLKEN: Göğün 16.katında oturan barış tanrısı
BEDİR: Ayın ondördü. Dolunay. Ay.
BEDİRHAN: Ay+ Han gibi Bedir + Han
BEDRETTİN: Ayın ondördü gibi ışık saçan, temiz ve yüce
BEDRİ: Ay gibi, aya benzeyen, Aya ait
BEHÇET: Sevinç, güzellik, güler yüzlülük.
BEHİÇ: Şen. Güleryüzlü, Neşeli.
BEHLÜL: Hayır sahibi – Daima gülen
BEHRAM: Merih Yıldızı.
BEHZAT: Doğuştan iyi, soylu kişi
BEKİ / BEKRİ: El değmemiş, Bakir, Tertemiz, bozulmamış.
BEKİR: Yeni doğmuş, bakir
BEKTAŞ: Saygın, aziz, denk, eşit.
BERAT: İzinli, müsaadeli olmak / Diploma
BERHAN: Han soyundan, Hanla ilgili, han üzerine.. (Han=Hakan)
BERK: Sağlam güçlü, dayanıklı
BERKAN: Parlama – Kıvırcık kuzu postu
BERKANT: Sağlam Yemin . Berk + Ant.
BERKAY: Sağlam yapılı ve ayışığı gibi parlak olan. Ay ışığı, Güçlü ay
BERKE: Cengiz Han’ın torununun adı. Değnek, sopa, kamçı anlamında da kullanılır
BERMAL: Birşeyler yapmakla ilgili, yapan, ortaya çıkaran, becerikli
BESİM: Güler yüzlü
BİLAL: İlk ezanı okuyan Bilal-i Habeşi’nin adından..
BİLGE: Derin bilgi sahibi
BİLGEHAN: Göktürk hakanı
BİLGİN: Bilgi sahibi. Alim
BİRANT: Tek yemin. Özelliği olan yemin
BİRCAN: Tek, eşsiz
BİROL: Tek ol, anlamında . Bir + Ol
BOĞAÇ: Bir Dedekorkut kahramanı
BOĞAÇHAN: İnanılmaz derecede güçlü , insanüstü gücü olan
BORA / BORAN: Ardından yağış getiren şiddetlirüzgar.
BOZKURT: Türklerin Orta asyadan çıkışında yol gösterdiğine inanılan efsanevi kurt
BUĞRA: Erkek deve
BUĞRAHAN: Müslüman Türk Hakanlardan Saltuk Buğrahan.
BULUT: Bildiğimiz bulut. (Havada bulut sen bunu unut gibi)(!)
BUMİN: Baykuş, Puhu kuşu.
BURAK: Hz. Muhammed’in Miraç’ta bindiği efsanevi ata verilen isim.
BURÇ: Kale, hisar çıkıntısı – Güneş sistemi – sarp yamaç
BURÇAK: Baklagillerden bir bitki
BURÇİN: Dişi geyik.
BURHAN: Delil, kanıt.
BURHANETTİN: Dinin kanıtı, dinin delili, isbatı
BÜLENT: Yüksek, uzun, erişilmesi zor, yüce
BÜNYAMİN: Hz. Yakup’un oğlu
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
CABBAR: Güç ve kuvvet sahibi kimse
CAFER: Çay dere küçük akarsu
CAHİT: Çalışan çaba gösteren / İnatçıayak direyen
CAN: İnsan ve hayvanlarda yaşamı sağlayan ve ilk korunan
CANALP: Özünde yiğitlik, güç olan
CANBERK: Güçlü, sağlam
CANDAŞ: Dost, yoldaş
CANDEMİR: Özü demir gibi sağlam
CANDOĞAN: Cana doğan
CANEL: Dostluk eli
CANER: İçten, sevimli
CANKAT: Yaşamına can ekle, sevinçle dol
CANKUT: Mutlu, talihli – Talih, şans
CANSIN: Dostsun, sevgilisin
CANTEKİN: Tek, eşsiz can
CAVİT: Sonsuz, ebedi
CELAL: Büyüklük ululuk, hışım
CELALETTİN: Büyüklük ululuk, hışım
CELAYİR: Moğolların kollarından
CELİL: Ulu, yüce, manevi değeri yüksek olan
CEM: Bir şeyin toplamı, tamamı
CEMAL: Güzellik, özellikle yüz güzelliği
CEMALETTİN: Güzellik taşıyan
CEMİL: Güzel
CEMRE: Ateş,kor-Suda,havada,toprakta oluştuğuna inanılan sıcaklık
CENAN: Yürek, gönül kalp
CENAP: Manevi büyüklük / Onur
CENGİZ: Sert ve haşin tabiatlı, kolay yumşamayan
CENGİZHAN: Moğol İmparatorluğunu kuran hükümdar
CENK: Savaşmak , Kısa süreli savaş
CEVAHİR: Mücevher,değerli süs taşı
CEVAT: İyilik, güzellik, olgunluk, kusursuzluk
CEVDET: Olgunluk, büyüklük – Kusursuzluk
CEYHAN: Güney bölgemizde bir ırmak adı
CEYHUN: Eski Türk isimlerinden / yiğitgüçlü kişi
CEZMİ: Kesin karar veren
CİHAN: Dünya
CİHANGİR: Cihanı ele geçiren
CİHAT: Din uğruna savaşmak
CİVAN: Yeni yetme, körpe, genç
COŞAR: Heyecan dolu, kabına sığmayan
COŞKU: Heyecan ve hayranlık uyandıran durum
COŞKUN: Aşırı heyecanlı, çok duyarlı
CUMA: Müslümanlar için haftanın kutsal günü
CUMHUR: Halk topluluğu
CÜNEYT: Büyük bir mutasavvuf
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
ÇAĞAN: Bayram, şenlik, mutlu gün
ÇAĞATAY: Küçük tay, çocuk gibi sevimli
ÇAĞDAŞ: Aynı çağda yaşayan, çağa uygun
ÇAĞIN: Yıldırım, şimşek
ÇAĞLAR: Çağıldayarak akan su, şelale
ÇAĞMAN: Çağdaş insan
ÇAĞRI: Davet
ÇAKABEY: 11.yy’da İzmir yöresinde beylik kuran Türk Beyi
ÇAKAR: Parlayan, ışık veren
ÇAKIN: Şimşek, parıltı
ÇAKIR: Mavi renkli, gri benekli gözü olan
ÇAVUŞ: Askerde bir rütbe
ÇELEBİ: Efendi, görgülü, terbiyeli
ÇELEN: Yakışıklı, saçak, akıllı
ÇELİK: Su verilerek sertleştirilmiş demir
ÇELİKER: Çelik gibi güçlü insan
ÇETİN: Güç, zor, engelli
ÇEVİK: Atak, hareketli
ÇEVRİM: Girdap, sürekli değişim, anafor
ÇIĞIR: Çığın açtığı iz, yol – Yenilikçilik
ÇINAR: Geniş yapraklı kalın gövdeli uzun ömürlü bir ağaç
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
DALAN: Biçim – İnce, zarif
DALAY: Deniz
DANİŞ: Bilgi, bilme, danışma
DARCAN: Sıkıntılı, aceleci
DAVUT: Davut peygamberin adı
DEHA: Dahi, zekaca çok üstün olan
DEMİR: Bildiğimiz, demir / Ondan korkanlar trene binmez.
DEMİRALP: Demir gibi güçlü, yiğit
DEMİRCAN: Demir gibi sağlam olan can
DEMİREL: Demir gibi güçlü eli olan
DEMİRHAN: Demir gibi güçlü hükümdar
DEMİRKAN: Güçlü soydan gelen
DENİZ: Bu da bildiğimiz masmavi sular
DENİZHAN: Denizlerin hükümdarı
DENKTAŞ: Akran, aynı yaşta
DERİN: Yüzeyi tabanına uzak olan
DERVİŞ: Alçak gönüllü, hoşgörü sahibi
DERYA: Deniz – Engin bilgili – Çok
DEVLET: Bütün Ulus
DEVRAN: Felek, kader
DEVRİM: Önemli ve temelli değişiklik /inkilap
DİLAVER: Yiğit / Yürekli
DİLMEN: Güzel konuşan
DİNÇ: Güçlü, sağlıklı
DİNÇER: Dinç + Er / Yorgunluk bilmeyen güçlü sağlam
DOĞA: Tabiat
DOĞAN: Yırtıcı bir kuş
DOĞU: Güneşin doğduğu yön
DOĞUHAN: Doğunun hükümdarı
DOĞUKAN: Doğunun hakanı
DOĞUŞ: Yaradılış
DORUK: Dağ ya da tepenin en yüksek yeri/ Şahika
DORUKHAN: Zirvenin hükümdarı
DURAN: Varlığını sürdüren-Dağyolu-Dingin,sakin
DURMUŞ: Çocukların sık ölümleri karşısında konulan dilek ifadesi
DURSUN: Çok yaşa , uzun ömürlü ol
DURUKAN: Soylu kan sahibi
DURUL: Suyun durulması, aklanması
DUYAL: Duygulu duyarlı çabuk duygulanan
DÜNDAR: Artçı asker, birliği koruyan asker
DÜNYA: Yeryüzü / Orhan abinin şarkısında”batsın” denilen yer
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
ECEVİT: Çevik,çalışkan,açık fikirli- Yaramaz,sinirli
EDİP: Edepli terbiyeli / Edebiyatla ilgilenenkişi
EDİZ: Değerli yüksek
EFDAL / EFTAL: En değerli en yüksek.
EFE: Ağabey – Yiğit,cesur – Kabadayı
EFGAN: Ağlayıp inleme – feryat
EFLATUN: Açık mor, leylak rengi ile erguvan arası / Bilgin, bilgili, herşeyi bilerek doğan çocuk
EGE: Yüce, büyük ulu / Ülkemizin Batısındaki deniz
EGEMEN: Bir yere hakim olan
EJDER: Bir masal yaratığı, korkulan, güçlü
EKBER: Kebir kelimesinden, En büyük
EKİN: Tahılın ekiminden, harman dönemine kadarki hali / Kültür
EKREM: Pek cömert, iyiliksever
ELDEM: Sevimli, cana yakın
ELVAN: Renk renk, çok renkli
EMİN: Güvenilen, inanılan kimse
EMİR: Reis, aşiret başı, Emreden
EMİRHAN: Emir veren hükümdar, hanın emri
EMRAH: Saz çalıp oynayan
EMRE: Aşık, dost, Beylerbeyi, Büyük erkek kardeş
EMRULLAH: Allah’ın emri
ENDER: Seçkin, eşi benzeri az bulunan
ENER: En yiğit, en kahraman
ENGİN: Ucu bucağı olmayan genişlik
ENGİNSU: Açık deniz
ENİS: Dost, arkadaş
ENSAR: Hz. Muhammed’i Medine’ye davet edenlere verilen isim
ENVER: En ışıklı, en parlaki
ERALP: Yiğit
ERAY: Ay gibi parlak erkek
ERBATUR: Cesur, yiğit
ERBERK: Şimşek gibi yiğit
ERCAN: Er canlı, korkusuz yiğit
ERCÜMENT: İtibarlı, haysiyetli, değerli
ERÇİN: Erken doğan, En erken davranan
ERDAL: Erken yeşeren dal / Er + Dal
ERDEM: Fazilet, insanın insan yapan değerleri
ERDEN: Bekaret / İnsan eli değmemiş /Erkenden
ERDİNÇ: Dinç erkek Er + Dinç
ERDOĞAN: Doğuştan yiğit / Erken doğan
EREM: Ulaşmak, kavuşmak için çaba gösteren
EREN: Ermiş kişi Ermekten
ERENAY: Ermiş olan Ay gibi nurlu
ERGİN: Olgunlaşmış, güngörmüş
ERGUN: Oynak, hızlı giden at
ERGÜN: Yumuşak huylu, uysal
ERHAN: Yiğit hakan
ERHUN: Hunlu yiğit
ERİM: Sevgi, mutlu haber
ERİNÇ: Rahat, dirlik
ERKAL: Erkek kal
ERKAN: Erkek kanlı
ERKİN: Özgür, serbest. Koşulsuz iş gören
ERKUT: Kutlu yiğit
ERMAN: Erdemli yiğit
EROL: Erkek ol sözünde dur anlamında
ERSAN: Adıyla ün salmış
ERSEN: Kolay, zor olmayan
ERSİN: Erkeksin anlamında
ERŞAT: Doğru yolu bulan
ERTAÇ: Erkekliği taç gibi taşıyan
ERTAN: Tan gibi ateş renkli er
ERTEM: Erdem / Fazilet
ERTEN: Sabah, gündoğumu anı
ERTUĞRUL: Temiz yürekli doğru yiğit
ERYAMAN: Güçlü, becerikli
ESAT: Çok uğurlu ve mutlu
ESEN: Sağ, sağlıklı
ESER: Nişan, iz – Etki – Yapıt – Soğuk esen rüzgar
EŞREF: Şerefli, şeref sahibi / Uğurlu
EVGİN: Telaşlı, aceleci
EVREN: Kainat, yaratılmışların tümü
EVRİM: Aşamalarla kendini gösteren ilerleme,değişim
EYÜP: Sabırın simgesi olmuş bir peygamber
EZEL: Başlangıcı olmayan
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
FADIL: Erdemli, üstün, parlak
FAHİR: Övünülecek, parlak, şanlı, güzel
FAHRETTİN: Diniyle övünen
FAHRİ: Karşılıksız kabul edilen görev,iş
FAİK: Başkalarından daha ileri, üstün
FAKİR: Yoksul
FALİH: Başarı kazanan, isteğine ulaşan
FARUK: Bir işi sonuca ulaştıran
FATİH: Ele geçiren, fetheden
FAZIL: Erdemli, manevi değerce üstün
FEHİM: Anlayışlı, zeki
FERDİ: Bireysel, tek başına
FERHAN: Sevinçli, mutlu
FERHAT: Rahatlık
FERİD: Eşsiz, tek, benzeri olmayan
FERİDUN: Tek, eşsiz, benzeri olmayan
FERİT: Avcı kuş
FERKAN: Güçlü, saygın soydan gelen
FERRUH: Kutlu, uğurlu, aydınlık yüzlü
FETHİ: Fetih ile ilgili
FEVZİ: Kurtuluş ve zaferle ilgili, üstünlük başarı
FEYYAZ: Bereketli, gür, bol
FEYZİ: Verimlilik, bolluk
FEYZULLAH: İlhamını Allah’tan alan
FEZA: Gökyüzü, uzay
FIRAT: Tatlı su – Türkiye’nin en uzun akarsuyu
FİKRET: Düşünmek, düşünceye dalmak
FİKRİ: Düşünce ile ilgili / fikir sahibi
FUAT: Yürek, kalp gönül
FURKAN: İyi ile kötüyü birbirinden ayıran kanıt / Kuran-ı Kerim
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
GAFFAR: Acıyan, bağışlayan
GAFUR: Bağışlayıcı, günahları affedici
GALİP: Yenen, üstün gelen
GANİ: Zengin, cömert, bol çok, elindekiyle yetinen
GARİP: Kimsesiz, yalnız, yabancı / Tuhaf
GAZANFER: Aslan – Yiğit, yürekli
GAZİ: Savaşta yara alan
GEDİZ: Su birikintisi, gölcük – Ege’de bir akarsu
GENCAL: Genç, taze
GENCALP: Genç yiğit, kahraman
GENCAY: Ayın bir haftalık hali, hilal
GENCER: Genç yiğit
GENCO: Genç olmaktan,genç o anlamına
GİRAY: Uygun, eskiden Kırım hanlarına verilen ünvan
GİRGİN: Kolay yakınlık kuran
GÖKALP: Mavi gözlü yiğit – Göklerin yiğidi
GÖKAY: Gök ve Ay gibi güzel olan
GÖKBERK: Yeşil yaprak
GÖKCAN: Yeşermiş, taze can, özlemle dolucan
GÖKÇE: Gökrengi, göğce
GÖKÇEN: Güzel, hoş
GÖKER: Gökyüzü gibi er
GÖKHAN: Göklerin hakanı Gök gibi büyükhan
GÖKHUN: Eski Türk isimlerinden Gök+Hun
GÖKMEN: Gök rengi gözlü
GÖKSEL: Gökle ilgili, göğe ait
GÖKTAN: Mavi şafak
GÖKTUĞ: Gök renkli Tuğ sahibi
GÖKTÜRK: Kök Türk / Tarihte bir Türk devleti
GÜÇHAN: Çetin, güçlü han
GÜÇLÜ: Kuvvetli, gücü yerinde – Önemli, etkili – Şiddetli
GÜLHAN: Gül gibi güzel hakan
GÜLTEKİN: Kültigin adından.. Güvenilen, herkese hayrı dokunan
GÜNALP: Güneş gibi yiğit
GÜNAY: Güneş ve ay – Güneşli yer
GÜNDOĞDU: Doğudan esen yel – Güneşin doğduğu yön
GÜNDÜZ: Gecenin karşıtı
GÜNER: Güneşin doğma zamanı
GÜNERİ: Günün yiğidi
GÜNEŞ: Gezegen sistemimizin enerji kaynağı
GÜNEY: Dört yönden biri – Her zaman güneşli yer
GÜNGÖR: İyi günler yaşa anlamında
GÜNHAN: Oğuz’un altı oğulundan Güneşi simgeleyenin adı
GÜNSEL: Gün ışığı, ışık seli
GÜNSER: Işık ver, parla
GÜNTAN: Güneşin doğuşundan az önceki zaman
GÜNTEKİN: Güneş gibi tek
GÜRAL: Çok al, bol al
GÜRALP: Güçlü yiğit
GÜRAY: Bereketli, bolluk içinde olan ay
GÜRBÜZ: Gelişmiş, iri yapılı, sağlam
GÜRCAN: Herkesi seven, özveride bulunan
GÜREL: Sürekli oluşum ve dönüşüm halinde olan
GÜRKAN: Gürbüz, kanı bol
GÜROL: Hayat boyu herşeyin bol olsun
GÜRSEL: Gürlükle ilgili, gür olan
GÜRSOY: Güçlü, kalabalık soydan
GÜRTAN: Işıklı, geniş tan yeri
GÜVEN: İtimat, emniyet
GÜVENÇ: Güven – Sevinçli – Dayanak, yardım
GÜZEY: Güneş görmeyen yer, kuzey
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
HABİB: Sevgili, dost
HACI: Hicaz’a gidip hac törenine katılan
HAFIZ: Ezberleyen/ Özellikle Kuran-ı Kerimi ezbere okuyan
HAKAN: Büyük Han, Hanlar hanı (Hükümdar anlamına=Han)
HAKKI: Doğrulukla, adaletle ilgili
HALDUN: Kalp, yürek / Yüreklilik
HALİL: İçten, dost çok yakın arkadaş
HALİM: Yumuşak huylu, sakin yaradılışlı
HALİS: Saf katkısız duru
HALİT: Süregelen, sürekli, geç yaşlanan
HALUK: Herkesle iyi geçinen iyi ahlaklı
HAMDİ: Hamd eden, şükreden / Tanrı ileilgili
HAMDULLAH: Allah’ın övgüsü
HAMİ: Koruyan, arka çıkan, koruyucu
HAMİT: Övgüye değer
HAMZA: Aslan
HANEFİ: Tanrı’nın birliğine iman eden
HARUN: Huysuz at / Postacı / İnatçı
HASAN: Güzellik, iyi davranma, iyilik
HASİP / HASBİ: Kişisel değeri olan, ünlü bir soydan gelen
HASRET: Özlem
HAŞİM: Ezen, kıran, parçalayan
HAŞMET: İhtişam, büyüklük, görkemlilik
HATAY: İl adı Antakya olan kentimizin adı
HATEM/ HATEMİ: Sonuncu en son olan / Mühürcü
HAYATİ: Yaşamsal, yaşamla ilgili önemli olan
HAYDAR: Aslan / Çok cesur
HAYRETTİN: Hayır eden, hayır sahibi
HAYRİ: Hayırla, iyilikle ilgili
HAYRULLAH: Allah’ın hayırlı ettiği
HAZAR: Barış / Bir yerde oturma hali
HAZIM: Hezimete uğratan
HEYBET: Korku ve saygı uyandıran görünüş
HIFZI: Saklamak, korumak, hafızaya almak
HINCAL: Öc al, intikam al anlamında
HIZIR: Darda kalanların yardımına koşan
HİCRİ: Göç eden / Hicrete ait, hicretle ilgili
HİDAYET: Doğru yolu arama / Yol gösterme
HİKMET: Felsefe, gizli, bilinmeyen güç
HİLMİ: Yumuşak huylu, sabırl
HİMMET: Çalışma, çaba
HİRAM: Yürüme, gezinme
HİŞAM: Eski bir Endülüs hükümdarının adı
HULKİ: İyi ahlaklı iyi huylu
HULUSİ: Saflık, doğruluk, içtenlik
HURŞİT: Güneş
HÜDAVERDİ: Allah verdi, çocuk özlemi çekenaileler ilk çocuklarına genellikle bu adı verirler
HÜRAY: Ay gibi özgür
HÜRKAN: Özgür soydan gelen
HÜSAM: Keskin kılıç
HÜSAMETTİN: Dinin keskin kılıcı
HÜSEYİN: Ruh ve madde güzelliği
HÜSMEN: Hüseyin
HÜSNÜ: Güzellikle ilgili, güzelliğe ait
HÜSREV: Büyük padişah, hükümdar
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
ILDIR: Parıltı, parlayış – Alacakaranlık
ILDIZ: Yıldız – Gündönümünden 10 gün öncesi
ILGAR: Çabuk, hızlı – Hücüm, akın – Havanın açık olması – Öfke
ILGAZ: Atın dört nala koşması – Akın, hücum – Çankırı’nın merkez ilçesi – Bir dağ
IŞIK: Cisimleri görmemizi sağlayan fiziksel erke
IŞIKHAN: Işıklı han
IŞIN: Bir ışık kaynağından çıkan ışık çizgisi
IŞITAN: Aydınlatan, ışık veren
ITRİ: Korkuya ait.
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
İBRAHİM: İbranice’de hakların babası anlamında
İDRİS: Beyaz renkli çiçek açan bir ağaç cinsi
İHSAN: Bağışlamak, yardım etmek, iyiliketmek
İLBEY: Egemen olan
İLCAN: Ülkede en sevilen
İLGİ: İlişki – Yakınlık duyma
İLHAM: İçe doğma, esin
İLHAMİ: İçine doğmakla ilgili
İLHAN: Bir ülkenin egemen hanı
İLKAN: İran’da devlet kuran Türk hükümdarı
İLKAY: Ayın ilk günlerindeki hali
İLKCAN: İlk doğan erkek çocuklara verilen ad
İLKE: Temel düşünce, prensip – Temel bilgi – Davranış kuralı
İLKER: İlkle ilgili, ilk erkek çocuk
İLKİN: Öncelikle, ilkle ilgili, ilk olan
İLTEKİN: Tek eşsiz ülke
İLTER: Yurdunu seven, koruyan
İLYAS: Mersin ağacı
İMDAT: Yardım dilemek, yardım istemek , yardım beklemek
İNAL: Kendisine inanılan
İNAN: Dizgin – Yönetme – İman
İNANÇ: Bir düşünceye bağlılık – İman – Doğru, emin
İNAYET: İyilik, lütuf
İRFAN: Bilme, anlama – Sezme, kavrama gücü
İSA: Hristiyanlığın kurucusu peygamber
İSHAK: Hüzünlü öten bir tür kuş
İSKENDER: Tarihte fetihleriyle ünlü bir hükümdar
İSLAM: Hz. Muhammed’in kurduğu son din/ Teslimiyet
İSMAİL: İbrahim peygamberin Tanrı’ya kurban adadığı oğlunun adı
İSMET: Haramdan ve günahtan çekinen
İSRAFİL: Dört büyük melekten biri
İSTEMİ/HAN: Göktürklerin ünlü hakanı
İŞCAN: Çalışkan
İZZET / İZZETTİN: Değer, kıymet, ululuk, yücelik
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
KAAN / KAĞAN: Hükümdar, hanların hanı
KADEM: Uğur – Ayak adımı – Yarım arşın
KADİR: Değer, onur, incelik
KADRİ: İtibar, değerle ilgili
KAHRAMAN: Savaşta yiğitlik gösteren, cesur
KAMBER: Sadık hizmetkar / Hz Ali’nin kölesinin adı
KAMER: Ay ışığı
KAMİL: Tam, eksiksiz, olgun
KAMURAN: Dileğine, kavuşmuş olan
KANDEMİR: Güçlü soydan gelen
KANER: Güçlü, kanlı yiğit
KAPLAN: Yırtıcı hayvan
KARABEY: Esmer, rengi karaya çalan Bey
KARACAN: Esmer – Küçük ağaçcık
KARAHAN: Esmer hükümdar
KARAKAN: Bir tür dağ ağacı
KARAN: Kahraman, yürekli – Karanlık
KARANALP: Esmer, karayağız, yiğit
KARATAY: Selçuklu devlet adamı
KARTAL: Yırtıcı bir tür kuş
KARTAY: Yaşlı, pir
KASIM: Bölen, kısımlara ayıran
KAYA: Büyük ve sert taş kütlesi
KAYAHAN: Kaya gibi sert hakan
KAYHAN: Güçlü hükümdar
KAZIM: Kızgınlığını, öfkesini belli etmeyen
KEMAL: Bilgi ve erdem bakımından olgunluk
KEMALETTİN: Bilgi ve erdem sahibi
KENAN: Nuh peygamberin oğlu ya da Nemrut’un babası sanılan kişi
KERAMETTİN: Bağış, ihsan ağırlama
KEREM: Cömertlik, soyluluk büyüklük
KEREMŞAH: Asil, soylu şah, hükümdar
KERİM: Kerem sahibi, cömert
KEYHAN: Dünya
KILIÇ: Sivri uçlu,keskin, çelikten silah
KILIÇALP: Kılıç gibi keskin, yiğit
KILIÇHAN: Kılıç gibi keskin, güçlü yiğit
KIRCA: Dolu – Ufak taneli kar – Borayla gelen yağmur
KIRDAR: Ölçülü davranış
KIRHAN: Kırçıl han
KIVANÇ: Sevinç, hoşlanma
KIVILCIM: Yanan mddeden sıçrayan küçük ateş parçası – Harekete geçiren
KOLÇAK: Yiğit, mert, koçak
KONUR: Bozla sarı arası bir renk – Yanık kırmızı – Gururlu, kibirli – Kahraman,
KORAL: Sınır muhafızı
KORALP: Yiğit sınır muhafızı
KORAY: Kamış, kargı gibi, içi boş şeyler
KORCAN: Kanı sıcak, kanı kaynayan
KORÇAK: Heykel
KOREL: Kor gibi etkili, yakıcı kişi
KORHAN: Ateş gibi hakan
KORKMAZ: Korkmayan, yılmayan, cesur
KORKUT: Büyük dolu tanesi – Hayali yaratık
KORTAN: Kor renkli tanyeri – Yalçın kaya – Pelikan
KÖKER: Köklü soydan gelen
KÖKSAL: Kökünü derinliklere sal anlamında
KUBAT: Kaba, şişman
KUBİLAY: Cengiz Hanın torununun adı
KUDRET: Güç, kuvvet
KUNTAY: Ay gibi sağlam, güçlü
KUNTER: Sağlam, kuvvetli
KURT: Yırtıcı bir memeli – Kurnaz, işbilir
KURTBEY: Kurt gibi atılgan, güçlü
KURTULUŞ: Kötü, tehlikeli durumdan kurtulma
KUTAN: Dua, yalvarma – Saka kuşu
KUTAY: Uğurlu ay
KUTBAY: Uğurlu kişi
KUTER: Kutlu, uğurlu kişi
KUTHAN: Kutlu hükümdar
KUTLAY: Kutlu, uğurlu ay
KUTLU: Kutlanmış, mutlu, uğurlu
KUTSAL: Mübarek, kutlulukla ilgili
KUTSİ: Kutlanan, kutluluk sahibi
KUZEY: Kuzey yönü / Şimal
KÜRŞAT: Eski bir Türk adı
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
LAÇİN: Bir cins şahin – Sarp, yalçın
LAMİ: Sert, çatık kaşlı veya Aslan
LATİF: Yumuşak, hoş, nazik
LEBİB: Akıllı, zeki
LEMA: Herşeye gücü yeten
LEMİ: Parlak, parıldayan
LEVENT: Eski deniz erlerine verilen ad
LOKMAN: Tarihteki en ünlü tabibin adı (Lokman Hekim)
LÜTFİ: Cennette ölümsüzlüğe kavuşan
LÜTFULLAH: Çok övülmüş,methedilmiş
LÜTFÜ: İyi muamele, güzellikle hoşlukla ilgili.
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
MACİT: Şan, şeref sahibi – İyi ahlaklı
MAHİR: Usta, elinden her iş gelen
MAHMUT: Övgüye değer
MAHSUN: Güçlendirilmiş, güçlü
MAHZUN: Hüzünlü, duygulu, üzgün
MAKBUL: Alınan kabul olunan
MAKSUT: İstek, niyet, maksat – Varılmak istenen yer
MALİK: Sahip, efendi
MANÇO: Manda yavrusu
MANSUR: Yardım edilmiş – Allah’ın yardımıyla galip gelmiş
MAZHAR: Birşeyin göründüğü ortaya çıktığı yer
MAZLUM: Zulüm gören, zulmedilen kişi
MECİT: Çok ulu, yüce
MECNUN: Deli, aklı başında olmayan
MEDENİ: Uygar, şehirli – Terbiyeli, nazik
MEDET: Yardım eden
MEHMET: Aslı Arapçada Muhammed, çok övülmüş anlamında
MELİH: Güzel, şirin
MELİK: Hükümdar, han
MEMDUH: Övülmüş, övülmeye değer
MEMNUN: Minnet eden – Hoşnut, sevinçli
MENDERES: Ege bölgesinde bir ırmak adı
MENGÜ: Ölümsüz, ebedi
MENGÜÇ: Güçlü ben / Men + güç
MENSUR: Saçılmış, dağılmış – Ölçüsüz, uyaksız söz
MERİÇ: Ülkemizin Bulgaristan sınırındaki nehir
MERİH: Güneş sistemimizdeki 5. gezegen
MERT: Sözünün eri, sözünde duran
MESTAN: Savruk. Cüret sahibi
MESUT: Mutlu, bahtiyar
METE: Büyük Hun imparatoru
METİN: Sağlam, dayanıklı
MEVLÜT: Yeni doğmuş çocuk – Doğulan zaman
MİKAİL: Allaha en yakın olduğuna inanılan dört melekten birinin adı
MİRKELAM: Güzel, nazik konuşan
MİRZA: Hükümdar soyundan gelen
MİTHAT: Övme
MUAMMER: Uzun ömürlü, çok yaşayan
MUCİP: Gerektiren, gerektirici
MUHAMMED: Çok övülmüş, hamdedilmiş
MUHARREM: Din tarafından yasaklanan
MUHİP: Seven, sevişen
MUHİTTİN: Dini güçlendiren
MUHLİS: İnanç ve eylemlerinde içtenlikle davranan
MUHSİN: Sağlamlaştıran
MUHTAR: Dilediği şekilde hareket edebilen
MUHTEŞEM: Görkemli, gözkamaştırıcı
MUKBİL: Mutlu, bahtiyar
MUNİS: Sıcakkanlı sevimli
MURAT: Arzu, istek, dilek
MURATHAN: Arzulu hükümdar
MURTAZA: Mürteza- Seçkin seçilmiş
MUSA: Sudan gelmek anlamındadır. Bir peygamber adı
MUSTAFA: Temizlenmiş, saf hale getirilmiş
MUTİ: İyi kalpli, yumuşak başlı
MUTLU: Mesud, bahtiyar
MUTLUHAN: Mutluluğa erişmiş hükümdar
MUZAFFER: Zafer kazanan, galip gelen
MÜCAHİT: Savaşçı, Cihada katılan
MÜFİT: Faydalı, yararlı
MÜJDAT: İyi, müjdeli haberler
MÜKERREM: Yardımsever, ikram sever
MÜKREMİN: Konuksever, ikram sever
MÜMİN: İnanan, iman eden
MÜMTAZ: Seçkin, başkalarından ayrı tutulan
MÜNİR: Aydınlatan, ışık veren
MÜREN: Akarsu, dere, ırmak
MÜRSEL: Yollanmış, gönderilmiş olan
MÜRŞİT (D): İrşad eden, doğru yolu gösteren
MÜSLÜM: İslam dininden olan / Teslim olan
MÜŞFİK: Acıyan, şefkat gösteren
MÜŞTAK: Özleyen, göreceği gelen
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
NABİ: Yüksek, yüce, haber veren
NACİ: Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
NADİ: Bağıran, haykıran
NADİR: Ender, az bulunur, seyrek
NAFİ: Gelip geçen, etkili, sözü dinlenen
NAFİZ: İşleyen, içeriye giden, delip geçen işleyen
NAHİT: Venüs, Zühre yıldızı
NAİL: Ele geçiren, muradına eren
NAİM: Uyuyan, uykuda olan
NAMIK: Yazar, yazan kişi
NAMİ: Tanınmış, ünlü şöhretli
NASIR: Yardımcı, yardım eden
NASRETTİN: Dine yardımı dokunan
NASUH: Öğüt veren – Temiz
NASUHİ: Bozulmaz biçimde tövbe eden
NAŞİT : Şiir söyleyen, şiir okuyan
NAZIM: Düzenleyen, tanzim eden
NAZIR: Bakan, gözeten – Bakan, vekil
NAZİF: Temiz, güzel
NAZMİ: Vezinli, kafiyeli sözle ilgili/ Düzenli
NEBİ: Peygamber, Tanrı’nın buyruklarını kullara ileten
NECAT: Kurtuluş, selamet
NECATİ: Kurtuluşa ermek
NECDET: Güçlü ve korkusuz
NECİP: Soyu temiz, cömert
NECMETTİN: Din’in Yıldızı
NECMİ: Yıldızlarla ilgili , yıldızlara ait
NEDİM: Yakın dost, samimi arkadaş
NEDRET: Az bulunan, seyrek
NEHAR: Gündüz
NEJAT: Soy, asıl, hesap
NESİM: Hoşa giden hafif rüzgar
NEŞAT: Sevinç, neşe
NEŞET: Yetişme, meydana gelme
NEVZAT: Yeni doğmuş çocuk
NEYZEN: Ney çalan
NEZİH: Temiz, pak, seçkin
NEZİHİ: Temizlikle, saflıkla ilgili
NİHAT: Tabiat, huy
NİYAZİ: Yalvarma, yakarma
NİZAM: Sıra, dizi, düzen, kural
NİZAMETTİN: Düzenli, tertipli
NİZAMİ: Kurallara uygun, düzenle ilgili
NOYAN:
Bey; Başkomutan
NUH: Eski metinlerde rahat anlamında / Bir peygamber adı
NUMAN: Kan / gelincik
NURETTİN: Dinin ışığı, aydınlığı
NURİ: Işıklı, ışıktan geleni
NURKAN: Aydınlık, temiz soydan gelen
NURŞAT: Nura boğulmuş
NURTAÇ: Nurlu taç taşıyan
NUSRET: Tanrı yardımı
NUSRETTİN: Dinin üstünlüğü
NÜVİT: İyi haber, müjde
NÜZHET: Zevk, keyif, istek, tad
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
OFLAZ: Eksiksiz, tam – Gürbüz, yakışıklı – Becerikli – Eflatun
OGÜN: Belirli gün, bilinen, beklenen gün
OĞAN: Güçlü, kuvvetli
OĞUL: Erkek evlat – Kovandan çıkan arı topluluğu
OĞUR: Uğur – Samimi, içten
OĞUZ: Doğru ve iyi adam, sağlam, güçlü
OĞUZHAN: Oğuzların başı / Mete
OKAN: Anlama, öğrenme
OKAY: Beğenme, takdir etme
OKCAN: Hareketli, canı tez
OKER: Hızlı, hareketli
OKTAR: Ok taşıyıcı / Ok+dar (Bayraktargibi)
OKTAY: Çok hiddetli, kızgın
OLCAY: Şanslı, talihli
OLCAYTO: Bahtı açık, talihli
OLGUN: İşe yarar, ya da yeterli durumagelmiş
OMAÇ: Hedef, amaç
OMAY: Seçkin, seçilmiş
ONAT: İyi, güzel, düzgün, namuslu
ONAY: Uygun bulma
ONGAR: Kurtuluş
ONGUN: Tam – Verimli, bayındır – Kutlu, uğurlu – Gelişmiş, gürbüz
ONUR: Şeref, haysiyet, izzet-i nefs
ONURAL: Şan, şeref kazan
ONURALP: Saygıdeğer, aziz, yiğit
ONURHAN: Onurlu hükümdar
ORBAY: Ordu komutanı
ORÇUN: Ahlak, Töre
ORHAN: Kentin hakimi, yöneticisi
ORHUN: Eski bir Türk devleti, Asyada bir nehir
ORKUN: Or+khun (han) Kentin hanı
ORKUT: Kutlu kent
ORTAÇ: Tepe – Mirasçı – Veliaht
ORTUN: Ortanca kardeş
ORTUNÇ: Ateş renginde tunç
ORUÇ: Müslümanların yeme içmeden vs. uzaklaştıkları bir ibadet
OSMAN: Toy denilen, kazdan büyük bir kuşun yavrusu / Ateş gibi adam (Odman= Od +Man)
OYTUN: Beğenilen güzel yer / Kutsal
OZAN: Halk şairi
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
ÖCAL: Öc almaktan, intikal alan
ÖDÜL: Bir başarı ya da iyilik karşılığında verilen armağan
ÖGEDAY: Çok akıllı
ÖĞÜN: Yücel, gurur duy – Zaman, vakit – Kez, defa – Önde, ileride
ÖĞÜNÇ: Övünülecek şey
ÖĞÜT: Nasihat
ÖKER: Akıllı
ÖKKEŞ: Erkek örümcek – Bir dağın adı
ÖKMEN: Akıllı, zeki
ÖKTEM: Güçlü, onurlu
ÖKTEN: Akıllı, bilgili
ÖMER: Dirlik, canlılık yaşam gücü
ÖMÜR: Yaşayış, hayat
ÖNAL: Daima önde olmak
ÖNAY: Ayın ilk günlerindeki durumu, hilal
ÖNDER: Lider, yönetici, şef
ÖNEL: Bir şeyin tamamlanması için verilen süre, vade
ÖNER: Başta gelen – Yön – Sıra
ÖRSAN: Örs gibi sağlam adı olan
ÖRSEL: Örs gibi sağlam el
ÖVÜL: Kendini beğendir, övgü kazan
ÖVÜNÇ: Övünülecek şey
ÖYMEN: Evcimen, evine bağlı
ÖZAL: Özü kırmızı
ÖZALP: Özünde yiğit olan
ÖZAY: Özlü, özü ay gibi aydınlık olan
ÖZBEK: Yiğit, cesur – Bir Türk boyu
ÖZCAN: Candan, içten
ÖZDEMİR: Gerçek, özlü demir
ÖZDEN: Soyu temiz olan
ÖZEN: Dikkat, heves, itina
ÖZER: Özü er olan
ÖZGÜN: Orijinal, diğerlerine benzemeyen
ÖZGÜR: Serbest, hiçbir koşula bağlı olmayan
ÖZHAN: Han soyundan gelen
ÖZKAN: Temiz kan, soylu kişinin kanından gelen
ÖZMEN: Özü iyi, sağlam olan Aydınlık başlangıç
ÖZTÜRK: Soyu Türk olan
ÖZÜN: Hakkıyla kazanılmış ün
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
PAKEL: Sezgi, anlayış, dikkat
PAKER: Sert, çatık kaşlı veya Aslan
PAKSOY: Allah’ın kulu
PALA: Kısa, geniş kiliç
PAMİR: Herşeye gücü yeten
PARS: Yırtıcı bir hayvan
PAŞA: Bir askeri ünvan / ağabey, erkek kardeş
PAYDAŞ: Dünya,
PAYİDAR: Doğruluk gösteren-Adaletli davranan
PEHLİVAN: Güreşçi
PEKCAN: Sıkı canlı, yufka yürekli olmayan
PEKER: Güçlü erkek
PERKER: Beyaz ay,dolunay
PERTEV: Dürüst,güvenilir
PEYAM: Mutlu,sevinçli gün
PEYAMİ: Haberle ilgili, haber veren
PEYKAN: Beyaz taç,gelin tacı
PEYMAN: Aydınlık gece
POLAT: Sertleştirilmiş , su verilmiş demir
POYRAZ: Kuzeydoğu yönünden esen rüzgar
POZAN: Candan,cana yakın.
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
RACİ: Rica eden, dileyen
RAFET / REFET: Çok acıma
RAGIP: İçtenlikle isteyen, özleyen
RAHİM: Esirgeyen, acıyan
RAHMAN: Acıması bol olan
RAHMİ: Koruyan, esirgeyen
RAİF: Acıyan, esirgeyen
RAKIM: Yazan
RAMAZAN: Kameri yılın 9. ayı
RAMİ: Atıcı, mermi atan
RAMİZ: Remz eden, işaretleyen
RASİM: Resmeden, resim çizen
RASİN: Beyaz ay,dolunay
RAŞİT: Doğruyola giden
RAUF: Çok acıyan, esirgeyen
RECAİ: Umma, dileme
RECEP: Heybetli, azametli, saygı değer
REFET: Çok acıma
REFİĞ: Din uğruna çalışan
REFİK: Arkadaş, yoldaş, ortaklık
REHA: Kurtulma
REMZİ: İşaret ve gizliliğe ait
RENAN: Kızıl kan
RESUL: Haber getiren
REŞAT: Aklın gerektirdiğini yapan
REŞİT: Akıllı, iyi davranan
RIDVAN: Cennetin kapıcısı olan melek
RIFAT: Yükseklik, yüksek rütbei
RIFKI: Yumuşaklıkla, sükunetle ilgili
RIZA: Hoşnutluk, memnunluk
RUHİ: Ruhla ilgili
RUŞEN: Aydın, parlak
RÜÇHAN: Orta Asya’da Tanrı dağı,bir Türk boyu
RÜKNETTİN: Bir şeyin temeli / Dinin temeli
RÜSTEM: Ünlü Fars pehlivanının adı
RÜŞTÜ: Ergin, olgun
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
SAADETTİN: Dinin uğurlu, kutlu kişisi
SABAH: Günün başlangıcı
SABAHATTİN: Güzellik
SABİR: Sabreden, katlanan
SABİT: Yerinde duran kımıldamayan
SABRİ: Sabırla ilgili
SACİT: Secdeye varan, ibadet eden
SADETTİN: Kutluluk, saadete erme, mübarek olma
SADIK: İçten bağlı, gerçek dost
SADRİ: Anaya göre çocuk
SADULLAH: Allah’ın talihli kıldığı
SADUN: Yıldız bilimine göre, uğurlu olan
SAFA: Saflık berraklık, gönül rahatlığı
SAFFET: Saflık, temizlik
SAFİ: Katıksız, ayırt edilmiş
SAİM: Oruç tutan, oruçlu
SAİT: Kutlu, cennetlik
SAKIP: Delen, delik açan – Çok parlak
SAKİN: Uslu, kendi halinde – Bir yerde yerleşmiş, oturan
SALİH: İyi, yararlı, yetkili
SALİM: Eksiksiz, sağ, sağlam
SALTUK: Hiç bir koşul ve denetime bağlı olmayan
SAMET: Sonsuz, ebedi
SAMİ: İşiten, dinleyen
SAMİH: Cömert, eli açık
SAMİM: Bir şeyin merkezi
SANBERK: Gücüyle tanınmış
SANCAR: Kısa kama – Saplar, batırır
SANER: Ünlü, tanınmış
SANVER: Adın duyulsun, ünlen
SARGIN: Candan, içten
SARP: Dik geçilmesi ve çıkılması güç
SARPER: Sert, güçlü
SARUHAN: Eski bir Türk beyi
SAVAŞ: İki ya da daha çok tarafın vuruşması , kavgası
SAYHAN: Adaletli hükümdar
SAZAK: Kuvvetli ve soğuk rüzgar – Bataklık, sazlık – Kaynak, pınar
SEÇKİN: Seçilmiş olan
SEDAT: Doğruluk, haklılık
SEFA: Gönül rahatlığı, rahatlık – Eğlence
SEFA /SAFA: Saflık berraklık
SEFER: Yolculuk, savaş hali
SEHA: Eli açık, cömert
SELAHATTİN: Dinine bağlı
SELAMİ: Barış ve rahatlıkla ilgili
SELCAN: Coşkun, taşkın
SELÇUK: Sel gibi akan
SELİM: İyileşmesi kolay hastalık
SELMAN: Barış içinde, huzurlu
SEMİH: Bol, cömert gönüllü
SENİH: Yüce, yüksek
SERALP: Baş yiğit
SERBÜLENT: Önde gelen, üstün
SERCAN: Canların özü, canın başı
SERDAR: Askerin başı, komutan
SERGEN: Raf, bir şeylerin dizili olduğu yer
SERHAN: Hanların başı
SERHAT: Sınır – İki devlet arasındaki sınır
SERKAN: Serhan / baş han , ser + kan,
SERKUT: Mutlu, talihli
SERMET: Öncesiz ve sonrasız
SERTAÇ: Baştacı
SERTER: Sert + Er, sert erkek
SERVER: Bir topluluğun en ileri geleni, baş, şef, reis
SERVET: Para mal mülk
SEYFETTİN: Dinin kılıcı, koruyucusu
SEYFİ: Kılıç gibi – Askerlikle ilgili
SEYHAN: Çukurova’da bir akarsu
SEYİT: Efendi, bey
SEZAİ: Uygun, yaraşır
SEZER: Sezgisi güçlü olan
SEZGİN: Sezme yeteneği olan, duygulu, anlayışlı
SIDDIK: Çok içten ve doğru kimse
SITKI: Yalan söylemeyen, dürüst
SİMAVİ: Yüzle, çehreyle ilgili
SİNA: İlaç yapılan bir tür bitki
SİNAN: Süngü ve mızrak gibi şeylerin sivriucu
SİPAHİ: Tımar sahibi asker
SONER: Son erkek , son yardımı yapan
SONGUR: Şahin – Ağır, hantal
SOYSAL: Uygar
SÖKMEN: Yiğitlere veilen san
SÖNMEZ: Sürekli yanan, sönmeyen
Suat : Mutlu, mutlulukla ilgili
SUAVİ: Zorluklara dayanan
SUAY: Suya vuran ay ışığı gibi ışıltılı
SUPHİ: Sabahla, aydınlıkla ilgili
SÜLEYMAN: Davud peygamberin oğlu
SÜMER: Bugünkü Irak’ta kurulan eski bir uygarlığın adı
SÜREYYA: Ülker yıldız takımı
SÜRURİ: Sevinçli, sevinçle ilgili
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst