Anne, Bebek ve Kadın Forumu - Pembe.net

Hoşgeldin, sen de hemen aramıza katıl. Türkiye'nin en büyük kadın forumunda aradığın herşey var. Meraklı anneler, öğrenen kadınlar, sağlıklı ve eğitimli bayanlar, hayvanseverler, lezzetli parmaklar, gelinler ve görümceler burada! Konu aç, mesaj yaz, üyeler ile sohbet et ve profilini düzenle. Forumumuza üye olmak tamamen ücretsiz!

Kız Bebek İsimleri

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
ABİDE: Anıt – Değerli eser
ACARGÜL:Çabuk açan gül.
AÇANAY:Ay gibi aydınlık saçan.
AÇELYA: Fundagiller familyasından, kokusuz ama güzel renkli çiçek.
AÇILAY:Çiçek gibi açıl, Ay gibi güzel ol. Çiçek gibi açıl, dolunay gibi güzel ol.
ADAGÜL:Adada yetişen gül, ada gülü.
ADALET: Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek.
ADİLE: Adaletli olan, doğruluktan ayrılmayan.
ADVİYE:İyilik, yardımseverlik. 2. İslâm tarihinden iyilik ve dindarlığıyla ünlü bir kadın.
ADONİS:Köken ve kaynakları Güney Akdeniz’e uzanan tipik bir Anadolu efsanesi.
AFET: İnsanlığın önleyemediği büyük doğal felaket
AFİFE: Namuslu, iffetli, temiz ve dürüst
AFİTAP: Güneş / Çok güzel
AFŞAR: Atak, uyumlu, Oğuz boylarından birinin adı (Avşar)
AĞGÜN:Aydınlık gün.
AHESTE:Yavaşça, ağır.
AHSEN: En güzel, Çok güzel
AHU: Ceylan, karaca, maral – Güzel kadın
AHUCAN:Çok güzel dost.
AHUGÜL:Çok güzel.
AJDA: Filiz, sürgün – Üzeri çentik çentik olan şey
AJİN:Yaşam.
AKASYA: Küçük sıra yapraklı, süs için yetiştirilen bir ağaç.Salkımağacı
AKFER:Beyaz ışık saçan.
AKGÜL: Beyaz gül, gül gibi
AKGÜN: Aydınlık gün
AKİFE: Sebatlı, kararlı – İbadet eden
AKİLE:Akıllı anlamındaki akil sözcüğünden.
AKİS:1. Yankı. 2. Bir cismin parlak bir yüzeyde görüntüsü.
AKKIZ:1.ak tenli kız. 2. Bakire, güzel kız.
AKSEL:Ak renkte sel, Coşkun, berrak, temiz akan su.
AKSES: 1. Ak, aydınlık, temiz ses, namuslu ses. 2. Ak, aydınlık, temiz, namuslu ses. Sesi aydınlık saçan.
AKSEV:Aydınlığı sev, ışık saç.
AKTEN:Beyaz tenli olan.
AKŞAN:Temizliği ile bilinen.
AKŞEN:Şen şakrak.
ALARA: Al + ara. Al=Kırmızı, ara=bezeyen, süsleyen , Kırmızı süs anlamında bir tamlama
ALARCIN: Güzelliğini ateşin kırmızılığından alan
ALAYA:Renkli sevgili.
ALAŞEN:Keyfi yerinde olan.
ALBİNA:Kafkasya’da bir ırmak.
ALÇİN: Kırmızı renkli küçük bir kuş türü
ALELA:Yanakları kırmızı, gözleri ela olan.
ALEV: Ateşin çıkardığı yalım
ALEYNA: Esenlik ve güzelliklere sahip, esenlik içinde olan
ALGÜZAR:Becerikli, allı kadın.
ALİME:Bilgisi çok olan kadın. Bilimle uğraşan, bilgin.
ALİYE: Yüce, yüksek
ALSUDA:Suya yansıyan ay ışığı.
ALŞAN:Şanlı şöhretli, namlı.
ALTAN: Kızıl Şafak
ALTIN: Değerli bir metal (Paslanmayan, en iyi iletken)
ALTUNA: 1. al renkli Tuna, kızıl- Tuna 2. Kırmızı akan tuna ırmağı.
AMBER:1. Güzel kokulu bazı maddelerin ortak adı. 2. Amber balığından çıkarılan güzel kokulu, kül renginde bir madde.
AMİNE:1. Yüreğinde korku olmayan. 2. Hz. Muhammed’in annesi.
ANDAÇ: Bir kimseyi hatırlamak için saklanan şey, hatıra
ARGÜZAR:Becerikli ve güzel kadın.
ARMİNE:1. Emine. 2. Korkusuz, yürekli.
ARİFE: Tecrübeli, bilgili, sezgi ve anlayışa sahip
ARZU: İstek, özlem eğilim
ARZUGÜL:İstenilen, beğenilen gül. Gül gibi olmak isteyen.
ARZUM:İsteğim,dileğim,hevesim.
ASEL:Bal, Cennetteki dört sudan biri
ASENA: Türk Mitolojisinde Ergenekon destanında adı geçen dişi kurt
ASİYE: Acılı kadın / Direk
ASLI: Kök, köken – Aşık Kerem’in sevgilisi
ASLIŞAH:Kudreti geçmişinden gelen.
ASLIM:Özü geçmişe ait. Soyum sopum, kökenim
ASLINUR:Nur saçan bir geçmişi olan. Nurdan gelen, aydınlık.
ASLIHAN: Kökeni soylu han soyundan
ASRIN: Çağdaş, bu asıra ait olan, asıra uygun olan
ASU: Asi, ehlileşmeyen huysuz at – İsyankar
ASUCAN:Hınzır çocuk, yaramaz.
ASUELA:Ela gözlü yaramaz.
ASUDE: Sessiz, sakin dinlendirici
ASUMAN: Gök, gökkubbe, sema
ASUNUR:Hırçınlığını dışarı vuran.
ASYA: Yeryüzünün anakaralarından (kıta) birinin adı
AŞKIN: Aşmış, ileri, üstün/ Senin aşkın
ATEŞ: Yanıcı maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın ortaya çıkması
ATIFET: Karşılık beklemeden gösterilen sevgi, iyilik sever
ATİKE: Özgür – Soylu – Güzel, genç kız
ATİYE:1. Bağış, hediye. 2. Baş kaldıran, isyan eden.
AYAÇA:Sevgili hanım, sevgili kibar hanım.
AYANDE:1. Çağdaş. 2. Şimdiki, güncel.
AYBEL: Ay gibi dikkat çeken, aya benzeyen güzelliğiyle farkedilen, seçilen
AYBEN: Ay gibi. Ayın kendisi
AYBİKE:Ay gibi güzel ve el değmemiş kadın.
AYBÜKE: Ay gibi parlak, aynı zamanda zeki, akıllı
AYCA: Ay gibi parlak ve aydınlık
AYCAN: İçi aydınlık
AYÇA: Ayın ilk günlerde aldığı biçim, hilal
AYÇIL:gökteki Ay gibi, Ay gibi güzel, Ay’a benzeyen1. Ay parçası, ay yüzlü. 2. Sürekli aydınlık veren.
AYÇİN: Ayçın, ay gibi, aya benzer
AYDA: Dere kıyılarında yetişen bir bitki – Parmakları, endamı güzel kadın
AYDAN: Aya benzer ay gibi
AYDANAY:Aydan daha beyaz, daha parlak, daha ışıldayan.
AYDASU:Güzelliği ve saflığı yüreğinde taşıyan.
AYDİL: Güzel, parlak, aydınlık gönül
AYECE:Ay gibi ak tenli güzel sultan, ece.
AYFER: Ayışığı
AYFERİ:Ay ışığı gibi.
AYGEN: Gönül dostu
AYGÜL: Ay gibi güzel ve parlak renkli
AYIŞIĞI:Mehtap” adının Türkçesi, ay ışığı
AYLA: Kadın, eş zevce /Ayın çevresindeki ışıklı daire
AYLAN:Açıklık, alan, tarla suyu. Açıklık, meydan. Ay gibi güzel değerlere sahip olan.
AYLİN: Ayın çevresinde görülen ışıklı daire
AYNAZ:Nazlı güzel.
AYNUR: Ay gibi ışıklı, pırıl pırıl
AYPARE: Ay parçası
AYSEL: Ay gibi parlak ve güzel
AYSEN: Aydan farksız, ayın yerdeki benzeri, güzel sevimli
AYSİMA:Ay yüzlü.
AYSU: Ay gibi parlak, berrak su
AYSUN: Ay gibi güzel ve parlaksın
AYŞAN: Şanı ay gibi parlak olan
AYŞE: Yaşam, dirlik,
AYŞEGÜL: Güleç, güler yüzlü
AYŞEM: Ay ışığı – Benim Ayşem
AYŞİM:Ay gibi güzel.
AYŞEN: Ay gibi neşeli, parlak ve aydınlık
AYŞENUR: Nur gibi parlak, pırıl pırıl, ay gibi güzel
AYŞİN: Ay gibi, aya benzeyen
AYTAÇ: Ay gibi taçlı
AYTEN: Ay gibi beyaz tenli
AYTU:Aya benzeyen tuğlu.
AYTÜL: Tül gibi şeffaf ve ince ay ışığı gibi parlak
AZİME: Azmeden, yapmak için kesin kararlı / iri, kemikli yapılı
AZİZE: Kutsal, ermiş kadın – Sevgi hitabı
AZMİYE: Niyetli, kararlı
AZRA: Bakire, el değmemiş
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
BADEGÜL:Gül renkli içki.
BAHANUR:1. Bedel, değer. 2. Güzellik, zariflik.
BAHAR: Doğanın canlandığı mevsim
BAHİRE:1. Belli, ayan beyan. 2. Çok parlak, ışıklı.
BAHRİYE: Donanma ve denizle ilgili
BAKİNAZ:Sürekli nazlanan.
BALCA: Bal damlası, bal gibi
BALIM: Benim balım, tatlım – Çok sevgili, samimi arkadaş
BALİDE:Büyümüş, yetişmiş, uzamış.
BALKIN:Güzelliğiyle parıldayan. Parlak.
BANU: Ev kadını , bayan
BARAN: Yağmur
BARİKA:Şimşek parıltısı.
BASRİYE:Görme ile ilgili.
BAŞAK: Tahılların tanelerinin bulunduğu kısım
BAŞAR: Başarılı ol anlamında
BAYESTE:Gerek, gerekli.
BEDİA: Güzellik, üstün değerli olan
BEDİHE: Başlangıç – Güzel söz
BEDİNUR:Güzel, güzellik.
BEDRİYE: Ayın ondürdüncü geceki haliyle ilgili
BEGONYA: Pek çok çeşidi bulunan bir süs bitkisi.
BEGÜM: Saygıdeğer kadın, hanımefendi – Hint prenseslerine verilen san
BEHİCE: Şen güler yüzlü
BEHİRE: Güzel, asil
BEHİYE: Güzel ve alımlı kadın
BELGİN: Açık. belirli, farkedilen
BELİN: Şaşkınlık, hayret
BELKIS: Yunanca asıllı olup Arapçaya geçen tarihi bir isim
BELMA: Sakin, yumuşak
BENAN: Parmakla gösterilecek kadar güzel
BENAY:Ben ayım, ay gibiyim
BENGİ: Sonsuz, sonsuzluk
BENGİSU: İnsana ölmezlik verdiğine inanılan su / Abıhayat
BENGÜ: Sonu olmayan, ebedi
BENGÜL: Üzerinde benekler bulunan gül
BENNUR:Işık saçan.
BENSU: Su gibi aziz benlik
BERAY: Ayın en ışıltılı, en parlak hali
BERGÜZAR: Anılmak üzere verilen armağan.
BERFİ:Zambak.
BERFİN: Kar toplayan
BERİA: Güzellik ve olgunlukta akranlarından üstün olan
BERİL: Mücevher olarak da kullanılan bir tür maden
BERİN: Manen çok yüksek
BERNA: Genç, delikanlı
BERRA: Bereketli olan
BERRAK: Temiz, saf, arınmış
BERRİN: Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı
BERŞAN: Bir peygamberin din ve kitabını kabul eden
BESİME:Güleç, güler yüzlü anlamındaki besim sözcüğünden.
BESTE: Ezgilerin özgün dizimi,
BESTEGÜL: Gül demeti
BETİGÜN: Beti:Yüz (Bet benizdeki gibi)Gün: Aydınlık, Aydınlık yüz
BETİL/BETÜL: Temiz, iffetli
BETÜL: Ayrı kök salmış fidan – Hz.Meryem’in lakabı – Bakire
BEYHAN: Bey soyundan
BEYZA: En beyaz, en ak – Günahtan kaçınmış
BİHTER: Mükemmel, en iyi.
BİKE / BİKEM: Kadın, hanım
BİLAY:Ay gibi asil. Bilinen ay.
BİLGE: Çok bilen ve bildiklerini başkalarının yararına sunan
BİLLUR: Pek duru ve temiz cam
BİLNUR:Bilge kişi.
BİLUN: Yarım Ay
BİNGÜL: Bin gülün güzelliğinde
BİNNAZ: Çok nazlı
BİNNUR: Çok nurlu
BİNSEL:Gereğinden fazla coşkulu.
BİRAY:Eşi ve benzeri görülmemiş güzellikte olan.Ay gibi tek, eşsiz.
BİRCAN: Herksçe sevilen, candan
BİRGÜL: Tek ve benzersiz gül
BİRİCİK: Tek, bir tane, emsalsiz
BİRSEN: Yalnız Sen anlamında
BİRSU: Özel bir su biricik su gibi
BUCAK: Genellikle, geniş verimli bakımlı alanlara verilen ad (Köşe bucaktaki anlamı gibi)
BUKET: Çiçek demeti
BURCU: Güzel ve etkileyici kokunun salgılanışı
BURÇAK: Tohumları kullanılan bir bitki türü
BURÇİN: Dişigeyik
BUSE: Öpmek, öpüşmek, öpücük
BÜŞRA: İyi haber
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
CAİZE:Armağan, hediye. 2. Yol yiyeceği, azık. 3. Eski şairlere yazdıkları methiyeler için verilen bahşiş.
CAHİDE: Çalışan, çaba gösteren
CANAN: Sevgili, yar
CANAY:Ay gibi temiz, saf, parlak kimse.
CANDAN: Yürekten, içten
CANEL: İçten, candan uzatılan dostluk eli
CANELA:Gözlerinin güzelliğinden içtenliği okunan
CANGÜL:1. Gül gibi canlı. 2. Güzel, temiz kimse.
CANKAT: Yaşamına can ekle, sevinçle dol
CANNUR:Özü aydınlık, nurlu kimse.
CANSEL: Cana dair, canla ilgili
CANSET:Küçük kraliçe, prenses.
CANSIN: İçten, gönüldensin
CANSU: Cana benzer değerde
CAVİDAN: Ebedi, sonsuz
CEDA:Bol yağmur, rahmet hediye, ihsan, in’am avantaj, kazanç.
CELİLE: Büyük, ulu
CEMİLE: Hoşa giden davranış
CEMRE: Önce havada, sonra suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi
CENAN:Kalb, yürek, gönül.
CENNET: Dinsel inançlara göre iyilerin ölünce gideceğine inanılan yer
CEREN: Ceylan, ahu
CEVAHİR:1. Cevherler, elmaslar, kıymetli taşlar. 2. Mayalar, özler
CEVHER: Bir şeyin özü – Güç, enerji – Değerli taşlar
CEVRİYE: Eziyet, cefa, sıkıntı
CEYDA: Yararlı, herkese iyilik yapan
CEYDAHAN: Yararlı, herkese iyilik yapan
CEYLA: İnsanlığa atfedilmiş, bağışlanmış.
CEYLAN: Geyik cinsinden gözlerinin güzelliğiyle ünlü hayvan
CEYLİN:Cennetin kapısı , cennete açılan kapı
CEYLİNAY:Ceylin cennetin kapısı, cennete açılan kapı Ay yılın 12 bölümünden biri. Dünya ’nın uydusu
CEYLİNAZ:Cennetin kapısındaki görevli melek
CEYSU:Su gibi berrak olan
CİHAN: Evren, alem
CİHANNUR: Alemi aydınlatan nurlu ışık
CİLVE:1. Hoşa gitmek için yapılan davranış. 2. İşve, naz. 3. Yeni gelin duvağının kaldırılması merasiminin ve bu münasebetle güveyin geline verdiği hediyenin (Türk yüz görümlüğü) adıdır.
CİLVENAZ: Nazı özellikle yapan / Cilveyle nazı birarada bulunduran
CİRYAL:1. Bir nevi kırmızı boya. 2. Altının kırmızılığı. 3. Temiz renk. 4. Saf.
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
ÇABA : bir işi yapmak için harcanan güç
ÇAĞ : belirli bir özelliği göz önünde tutularak ele alınan zaman bölümü
ÇAĞIL : çağ ile ilgili, çağdaş; çakıl, “çağıl çağıl” ikilimesinden biri
ÇAĞILTI : suyun, akarken taşlara, kayalara çarparak çıkardığı tatlı ses
ÇAĞIN : şimşek, yıldırım
ÇAĞLA : Badem, erik ve Kaysı gibi meyvaların ham hali
ÇAĞLAR : çaplama sesi çıkaran, çağlayan
ÇAĞLASIN: çağıltılarla akıp gitsin, çağıltılarla dökülsün
ÇAĞLAYAN: akarsuyun, yüksekten çağıltılarla, köpürerek döküldüğü yer
ÇAĞRI : birinin bir yere gelmesini isteme
ÇELGİN : yaralı av hayvanı
ÇIĞ : dağlarda, bir yerden koparak yuvarlandıkça büyüyen kar yığını
ÇIĞIL : başa takılan altın
ÇIĞIN : omuz başı; çıkın, bohça
ÇIĞIR : çığın açtığı yol; keçiyolu; (mecaz olarak) başkalarının da uyabileceği yeni yol
ÇINLA : çın çın diye ses verir; “çınlamaktan buyruk
ÇİÇEK: Bitkilerin üreme organlarını taşıyan renkli bölümü
ÇİĞDE : Suyun derin olmayan yeri, sığ yer
ÇİĞDEM : türlü renklerde çiçek açan bir kır bitkisi
ÇİLAY: Ayın üzerinde beliren açık renkli lekeler
ÇİLEN : Ince ince yağan yağmur; bir dağ yemişi, yabanil hünnap,
ÇİLER: güzel ötüşlü, bülbül gibi çileyen
ÇİMEN : doğal olarak biten çim, yeşillik
ÇİSE : çiseleyen yağmur damlası
ÇİSEM : çise, Çisen
ÇİSEN: çiseleyen yağmur
ÇİSİL:İnce yağmur.
ÇİTLEMBİK : mercimek büyüklüğünde, fıstık tadında meyve veren, düz kabuklu, kayona benzer bir ağaç
ÇOLPAN : Gözleri uzağı iyi gören, ilerigörüşlü
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
DALİNCE : dal gibi ince yapılı, narin, ince dal
DAMLA: Bir sıvının küçük parçacığı
DEFNE: Yaprakları güzel kokulu, yaz kış yeşil olan bir ağaç türü
DELFİN: Yunus balığı
DEĞER : bir şeyin ya da bir kimsenin taşıdığı yüksek nitelikler; bir şey için biçilen eder
DEMET: Sapları bir araya getirilip bağlanan bitki ya da çiçek
DENİZ: Yeryüzünün 3/4’ünü oluşturan tuzlusu tabakası
DERAN:Kürtçe güzellik.
DEREN: Derleyen, toplayan
DERİN: Yüzeyi, tabanından uzak olan
DERYA: Deniz, çok bol, gönül
DESTAN: Kahramanlık olaylarını konu alan şiir
DESTE: Cinsleri aynı ya da birbirine yakın şeylerin birarada bağlanması
DESTİNA:Kader(yunanca)
DEVA:İlaç. Çare, tedbir.
DEVİN : Hareket; hareket et, hareketli ol
DEVRİM : Kısa zaman içinde, olumlu yönde önemli niteliksel değişmelere yol açan devinim
DEVRAN: Talih, kader
DİBA: Çiçek desenli ipek kumaş – Sevgilinin yüzü
DİCLE: Güneydoğu bölgemizde bir nehir
DİCLEHAN: Dicle ve han kelimelerinden oluşan isim
DİDE: Göz (Arapça)
DİDEM: Dide ,Göz: Didem= Gözüm
DİKMEN : Koni biçiminde sivri tepe; dağların en yüksek yeri; doruk, yayla, dik yerdeki orman;
DİLA:İçten gönülden seven
DİLAN: Gönül dostu, gönüldaş
DİLARA: Gönül alıcı, sevgili
DİLAY: Gönlü ay gibi parlak, ışıklı olan / ışıl ışıl berrak konuşan
DİLBER:Gönül alıp götüren, güzel.
DİLBERAN: Dilberler, güzeller
DİLBERAY: Ay gibi güzel kadın
DİLCAN:Samimi, içi dışı bir olan.
DİLDAR: Birinin gönlünü almış, sevgili
DİLEGE : güzel konuşan kimse
DİLEK: İstek, arzu
DİLER: İsteyen, dileyen
DİLHAN: İçten, samimi söylenen
DİLGE : Tatlı dilli
DİLMEN : Dilci, dil bilen
DİLRUBA: Gönül kapan, herkesi kendine bağlayan
DİLŞAD: Gönlü hoş
DİNÇAY : “güçlü, gücü ve sağlığı yerinde olan” anlamına gelen “dinç” sözcüğü İle dünyamızın uydusu Ay’dan oluşan bir ad
DİNÇEL : Güçlü el.
DİREN : Harmanda sapları yaymaya yarayan uzun çatallı ağaçtan yapılmış araç
DİRİL : “dirilmek”ten buyruk; el dokuması bez
DİRİM : Canlılık, dirilik, sağlık, yaşam
DİZE:Şiirin satırlarından her biri, mısra
DOĞA: Canlı ve cansız nesnelerden oluşan varlığın tümü; Kendi kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren güç; yaratılış
DOĞANAY : Doğmuş olan Ay, yeni doğan Ay (genellikle ayın birkaç günü İçinde doğan çocuklara verilir)
DOĞANGÜN : Doğmuş olan gün, yeni doğan Güneş (Güneş doğarken doğmuş olan çocuklara verilir)
DOĞAY : Ay gibi doğ, Ay olarak doğ; doğa, tabiat
DOĞU : Güneş’in doğduğu yön
DOLUNAY: Ayın tam olarak görünen biçimi,
DÖNDÜ: Henüz evlenmemiş kız
DUHTER:Kerime, kız.
DURANAY:Ayın en uzun süre gökyüzünde kaldığı zaman.
DURU: Saf, berrak
DURUGÜL:Temiz, saf gül.
DUYGU: His, gönülde uyanan yankı ya da tepki
DUYSAL: Duymakla, hissetmekle ilgili olan.
DÜNYA: Yeryüzü
DÜRDANE: İnci tanesi
DÜRRİYE: İnci gibi parlayan
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
EBRU: Kaşe / Hare gibi dalgalı kumaş
ECE: Reis / Ulu / İlerigelen
ECENAZ:Ece ve naz kelimelerinin birleşiminden oluşmuş bir isimdir
ECEGÜL:Gül gibi güzel kraliçe
ECEHAN: Yönetici konumundaki ece,kraliçe
ECEM: Kraliçem, benim sultanım
ECER: El değmemiş, yeni, güzel, acar
ECRE:Mükafat anlamı taşır. Ecr kökünden türemiştir.
ECRİN:Allah’ın hediyesi anlamını taşımaktadır.
EDA: Anlatış yolu ve biçimi / Sevimli olma hali
EDİBE: Edepli, terbiyeli – Edebiyatla uğraşan, yazar
EDİS: Benzerlerinden üstün, yüce
EFLAL:Cennette bir ağacın ismi.
EFSANE:1. Asılsız hikaye. 2. Masal, boş söz, saçma sapan lakırdı. Dillere düşmüş, maşhur olmuş hadise.
EFSER: Taç
EFŞAN:Eklendiği kelimelere “saçan, dağıtan, serpen, silken” manası verir.. Gülefşan: Gül saçan.
EFRAZ:Kaldıran, yükselten. Firar. Yükselten, mümtaz, büyük, meşhur, maruf.
EFTALYA: Bir dönemin ünlü gayrimüslim ses sanatçısı Denizkızı Eftalya’dan
EGE: Bir çocuğu koruyan, ondan sorumlu olan – Bir deniz
EKİM: Ekme, yetiştirme – Yılın onuncu ayı
EKİN: Buğday / Tahılın ekimden harman dönemine kadarki hali / Kültür
ELA: Sarıya çalar kestane rengi
ELASU:Ela ve su kelimelerinin birleşiminden oluşmuş bir isimdir.
ELANAZ:Ela ve naz kelimelerinin birleşiminden oluşmuş bir isimdir
ELÇİM: Deste, demet, tutam
ELÇİN: Deste / Demet / Bir kerede ele alınabilecek kadar az olan nesne
ELDEM: Uysal, uyumlu; içten
ELFİN:Küçük yaramaz, Ele avuca sığmaz
ELGİN : elsever, başkalarını seven; evinden ocağından uzak düşmüş
ELİF: Arap alfabesinin ilk harfi / dost tanıdık / ışık saçan güzel kız
ELMAS: Billurlaşmış karbondan oluşan sert değerli taş
ELNARE:Ülkesinin ışığı, Odlar yurdu Azerbaycan’ın diğer ismi ile de eşanlamlıdır.
ELVAN: Renkli, renk renk / güzel kokuların yayılması
EMEL: Güçlü istek / Umulan ve beklenen şey
EMİNE: Güvenilir, inanılır kimse
EMRA:En güzel sunuş hediye anlamındadır. Emir veren kadın.
ENGİN: Uçsuz bucaksız genişlikte – Denizin karadan uzak geniş bölümü
ENGİNAY : aşağılara doğru inmiş Ay, engine inmiş Ay
ENGİNSU : açık deniz
ENİSE: Sevimli / Dost / Cana yakın arkadaş
ERDA:Beyaz karınca.
ERDEN: Bakire – El sürülmemiş yer
ERDENAY : Yeni Ay, el değmemiş Ay
ERENSU : ermiş gibi ve su gibi aziz olan
ERGÜL: Erler içinde seçkinleşen, erlerin gülü
ERTAÇ: Erkeklerin baştacı olmuş güzel
ESEN: Sağ salim, rahat, mutlu sağlıklı
ESER: Rüzgarın esmesi/ Ortaya konan yapıt
ESİM:Rüzgarın en tatlı ve hafif esmesi.
ESİN: Rüzgar / İlham /İçe doğan duyguve düşünce
ESMA: Adlar , isimler
ESNA:Bir işin yapıldığı an, sıra.
ESMERAY: Ay güzelliğinde esmerlik
ESRA: Arapça seri kelimesinden (ardarda sıralanan)’den esra
EVDA:Kursağının tüyleri beyaz olan güvercin.
EVREN: Var olan şeylerin tümü – Felek, cihan
EVRİM: Değişim ve gelişmeler dizisi
EVŞEN: Hafif / Şen olan ev gibi de tanımlanabilir
EYLEM: Değişiklikdoğuran davranış, iş
EYLÜL: Yılın 30 gün süren 9. ayı (Güz’ün başlangıcı)
EYŞAN: Şanlı güzel, güzelliği ile ünlü
EZGİ: Belli bir kuralla yaratılan, duygu meydana getiren ses dizisi, şarkı, türkü
EZRA: Sözü, konuşması düzgün
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
FADİK: Fatma adının bir söyleniş biçimi
FADİME: Fatma adının bir söyleniş biçimi (Fa-tı-ma)
FADİŞ: Fatma adının bir söyleniş biçimi
FAHİME:Akıllı, anlayışlı, kavrayışlı.2. Ulu, büyük, sayan.
FAHİRE: Övünülecek, iftihar edilecek – Kıymetli – Parlak, güzel, mükemmel FAHRİYE Bir karşılık beklemeden yapılan iş – Bir şiir türü
FAHRİYE: Bir işi çıkar beklemeden yapan
FAHRÜNNİSA: Övünülecek değerde kadın
FAİKA:1. Üstün, seçkin, yüksek, ileri. 2. Mümtaz, manevi olarak üstün olan
FARİSE:1. Atlı (süvari). 2. Binici, ata binmekte maharetli. 3. Ferasetli, anlayışlı. 4. İran’ın güneyindeki Şiraz vilayeti.
FATMA: Sütten kesme / Aslı Fatima
FATMANUR: Fatma ve nur kelimelerinden türetilen isim
FATOŞ: Fatma adının halk arasında birbaşka söyleniş biçimi
FAYİHA:1. Çiçek veya meyve kokusu. 2. Güzel kokulu nesne.
FAZILA:1. Faziletli, fazilet sahibi. 2. Erdemli, faik, üstün.
FAZİLET: Erdem / İyi huyların tümü
FEHİME: Anlayışlı, çabuk kavrayan
FERAH: Bol geniş / Rahatlık veren / Gönlü şenlendiren
FERAY: Aydınlık, parlak
FERAYE: Ay ışığı
FERCAN:Renkli kişiliği olan. İnsanın ruhuna aydınlık veren bir içtenliğe sahip olan
FERDA: Yarın / Gelecek zaman/ mecazi anlamda kıyamet günü
FERDANE:Tekli, yalnız.
FERHAN: Sevinçli, mesut
FERHUNDE: Mübarek, kutlu, uğurlu
FERİDE: Tek eşsiz, benzeri olmayan
FERİHA: Sevinçli, ferah
FERYAL:Gözleri ışık saçan güzel kız.
FERZAN: İlim ve hikmet.
FETANET:Zihin açıklığı, zihnin yaratılıştan bir şeyi çabuk ve iyi kavraması. Peygamberlere mahsus beş sıfattan biridir.
FEVZİYE: Galip gelen üstün – Tanrının bereketiyle ilgili
FEYMAN: Ahlaki olgunluk
FEYZA: 1. Suyun taşıp akması. 2. Bolluk, çokluk, verimlilik, fazlalık, gürlük, ilerleme, çoğalma. 3. İlim, irfan. 4. Feyz ile dolu olan.
FEZA: Uzay, evrenin genişliği
FİDAN: Ağaçların genç ve yeni yetişeni
FİGEN: Çiçek demeti / Gölge yapan, gölge düşüren
FİKRET: Fikir, düşünce – Amaç, niyet
FİKRİYE: Düşünce ile fikir ile ilgili
FİLİZ: Ağaçtan süren taze dalcıklar
FİRDEVS: Cennetteki altıncı bahçenin adı
FİRUZE: Mesut, mutlu – Açık yeşille gök mavisi renkleri arasında kıymetli taş
FULDEM: Her zaman geniş açık görüşlü
FULDEN: Her zaman geniş açık görüşlü
FULYA: Nergislerden soğan köklü bir bitki
FUNDA: Küçük çalılık / Süpürge otu
FÜREYYA: Parlak, ışıltılı günler
FÜRUZAN: Çok parlak, parlayıcı, aydınlık
FÜSUN: Efsun / Büyü, sihir
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
GAMZE: Çene ya da yanakta gülümserken beliren çukurluk
GANİYE:1. Zengin kadın. Zengin kız. 2. Çok hoş. 3. Şarkıcı.
GAYE: Amaç , erek, varılmak istenen hedef
GAZAL: Ceylan, geyik – Güzel, iri göz
GELİNCİK : kırmızı ve büyük çiçekli bir kır bitkisi
GERMA:Sıcak yaz.
GENCAY: Hilal
GEYSU: Uzun saç, saç örgüsü, zülüf.
GEZENAY : Yürüyen ay, (Ay’ın gökte yer değiştirmesinden dolayı) gezen Ay
GİZAY:Gece ayın kaybolması
GİZEM: Sır / bilinmeyen şeyler, esrarengizlik
GONCA: Açılmamış, tomurcuk halinde gül
GONCAGÜL : Açılmamış gül, tomurcuk gül
GÖĞEM : yapraklanmış ekin; yeşile bakan mor; bir tür yabanıl erik
GÖKAY: Gökteki Ay, gök ve Ay; mavi renkli Ay.
GÖKBEN: Özü genç olan
GÖKÇE: Sevimli güzel / Gök rengi, mavimsi
GÖKÇEN: Mavi gözlü
GÖKÇİN: Maviye yakın külrengi, kurşuni, (renk olarak) mavi kır
GÖKMEN : Güzel; yiğit; mavi gözlü sarışın
GÖKNİL: Gökyüzüne ait olan, Gök + Nil olarak da düşünülebilir
GÖKNUR: Nurlu, ışıklı, aydınlık gökyüzü
GÖKSEL : Gökle, gökyüzüyle ilgili
GÖKSELEN : “ses, gürültü”, “haber, bilgi”, “yakın yer, çevre”, “sel yatağı” gibi Anlamları olan “selen”le “gök”ten oluşmuş bir sözcük
GÖKSEN : sen gökyüzüsün, göksün
GÖKSU: Mavi su, akarsulara verilen ad
GÖKSUN : Kahramanmaraş ilinde bulunan ve Seyhan Irmağı’na karışan Bir çay ve bu adını çaydan alan bir ilçe
GÖKŞEN : mavi gözlü ve şen
GÖKŞİN: Gök gibi mavi gözlü / Sonsuz mavi derinlik
GÖNÜL: Kalp, eğilim, sevgi arzu heyecan gibi duyguların bulunduğu yer
GÖRKEM: İhtişam, gösteriş
GÖZEN:Bir nevi alageyik.
GÖZDE: Göze girmiş, birince sevilip beğenilen
GÜFTE:1. Söyleniş, söylenmiş. 2. Bir söz eserinin bestelenmiş bulunan manzum sözleri.
GÜHER: İnci / Soy sop
GÜL: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeği
GÜLAY: Güllerin açtığı ay, mayıs
GÜLAZEM:Azem: arkadaş yar yaren, Gülazem: gülarkadaş.
GÜLBAHAR: Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızıboya
GÜLBANU:Gülhanım. Gül gibi güzel kadın. Gül hatun.
GÜLBEN: Ben, gül’üm anlamında
GÜLBEYAZ:Beyaz gül.
GÜLBEYZA:Gül : Bir çiçek adı. Beyza : 1. daha ak, çok beyaz. 2. günahtan kaçınmış. günahla kirlenmemiş. Gül ve Beyza isimlerinin birleşiminden oluşmuştur.
GÜLBİN:Gül kökü, gül biten yer.
GÜLBİZ: Bizim gülümüz
GÜLCAN: Gül gibi güzel canlı
GÜLCE:Gül gibi, güle benzeyen.
GÜLÇE:Gülcük, küçük gül.
GÜLÇİN: Gül derleyen, gül toplayan
GÜLDEM: Hiç solmayan her dem gül, her dem gülen
GÜLDEN: Gül gibi, güle ait, gülden yapılmış
GÜLDEREN: Gül toplayan
GÜLDESTE: Gül destesi
GÜLEN: Güleç yüzlü
GÜLENAY: Devamlı gülen, ayyüzlü kişi.
GÜLENDAM: Gül gibi endamlı, zarif görünümlü
GÜLER: Gülen, sevinçli
GÜLESER:Yüzünde gülümseme eksik olmayan
GÜLFEM: Gül dudaklı, gül ağızlı
GÜLFER:Gül gibi parlak,zarifliği ve zerafetiyle göz kamaştıran
GÜLFİDAN: Gül fidanı gibi endamlı
GÜLGÜN: Gül renginde, kırmızı, pembe
GÜLHANIM: Gül gibi güzel kadın
GÜLHAYAT:1. Mutlu, huzurlu bir hayat. 2. Gül gibi güzel hayat.
GÜLİN: Güle ait olan, gülden gelen
GÜLİSTAN: Gül bahçesi
GÜLİZ: Gül gibi güzel iz bırakan
GÜLİZAR: Gül yanaklı
GÜLLÜ: Güzel kadın / Gülü olan
GÜLNAR:Nar çiçeği.
GÜLNAZ: Gül gibi ince ve narin
GÜLNİHAL: Gül fidanı
GÜLNUR: Çevresini aydınlatan gül
GÜLPEMBE: Gül pembesi / Gül gibi pembe yanaklı
GÜLPERİ:Gül ve peri gibi güzel olan.
GÜLRANA:Güzel gül, dışı sarı içi kırmızı renkte olan bir çeşit gül
GÜLRİZ: Gül saçan, gül serpen
GÜLSE: Gülümsemeye yatkın çocuk. Gülmesi istenen çocuk.
GÜLSEFA: İnsana rahatlık veren gül.
GÜLSEL: Gülle ilgili olan
GÜLSELİ: Çok sayıda gül.
GÜLSELİN: Çok sayıda gül.
GÜLSEMA: Gökyüzünün gülü.
GÜLSEMİN: Değerli gül.
GÜLSEN: Gül gibi güzel
GÜLSENA:Övmek, methetmek
GÜLSER:Gülleri ser,çevreyi güllerle beze”anlamında kullanılan bir ad
GÜLSEREN: Gül toplayan, dağıtan
GÜLSERİM:Sabırlı güzel kimse
GÜLSEV:”Gülü, gül gibi güzel olanı sev” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLSEVİ:Gülü, gül gibi güzel olanı seven.
GÜLSEZER:Gülü, güzeli tanıyan, güzelden anlayan.
GÜLSEZİN:”Gül gibi güzel olanı tanıyın” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLSOY: Gül gibi güzel bir soydan gelen
GÜLSU:Gül renkli su, taze su.
GÜLSUNA:Gül gibi çekici kadın. Güzel sevgili.
GÜLSÜM: Yuvarlak yüzlü, güzel
GÜLSÜN: Yaşam boyu yüzü hep gülsün anlamında
GÜLŞAH: Gül dalı, güllerin kraliçesi
GÜLŞEN: Gülistan / Gül bahçesi
GÜLTEN: Gül gibi pembe tenli
GÜLÜMSER: Her zaman gülümseyen
GÜLZAR:Gülbahçesi, gül tarlası.
GÜN: Gündüz vakti / Aydınlık
GÜNAL: Gün al yaşa, kızıl renkli güneş.
GÜNAY:Gündüz, gün aydınlığında ay.
GÜNER: Güneşin doğma zamanı – Fecr
GÜNEŞ: Kendi sistemi içindeki gezegenlere ısı ışık veren gökcismi
GÜNGÖR: İyi günler yaşa anlamında
GÜNİZ: Günün başlangıcını belirleyen görüntü
GÜNNUR: Güneş ışığının aydınlığı, nuru
GÜNSEL: Günle ilgili güne ait
GÜNSELİ: Işık seli, bol parlak ışık demeti
GÜRCAN: Herkesi seven, özveride bulunan
GÜŞTA:Cennet, firdevs.
GÜVEN: Birşeyden beklenen niteliğe inanıp ona göre davranmak
GÜZİDE: Seçkin, seçme, seçilmiş
GÜZİN: Seçici, beğenici
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
HABİBE: Seven, sevgili, dost
HABİNAR:Nar tanesi.
HACER: Taş, kaya parçası, çakıl
HADİSE:Vâkıa, olay. Yeni bir şey, ilk defa olan. Haber.
HADİYE:1. Yenilene yardım eden, yardımcı. 2. Hidayet eden, doğru yolu gösteren. Kılavuz, rehber. 3. Önde giden kimse. 4. Mızrak ucu.
HAFİDE:Kız torun.
HAFİZE: Koruyucu, esirgeyici
HAFSA:Hz. Ömer’in kızı. Hz. Peygamberin zevcelerinden, Ümmü’1-Mü’minin.
HAKİKAT: 1. Bir şeyin aslı ve esası, mahiyeti. 2. Gerçek, doğru, gerçekten, doğrusu. 3. Sadakat, doğruluk, bağlılık, kadirbilirlik.
HALE: Ayın çevresinde görülen ışıklı halka
HALENUR: Ayın ya da güneşin çevresindeki halkadan geçen ışık
HALİDE: Sürüp gelen, sürekli, geç yaşlanan
HALİME: Sakin, sessiz
HALİS:1. Hilesiz, katkısız. 2. Karışmamış, katışıksız, saf, hilesiz. Temiz. 3. Yalnız, sadece.
HAMİDE: Şükredici, hamd edici
HAMİYE:1. Himaye eden, koruyan korucu. 2. Kayıran, kayırıcı.
HAMİYET: İnsanın aile ve ülkesini koruma çabası, iyilik severlik
HANDAN: Gülen, şen
HANDE: Gülüş, gülme / alay etme, eğlenme
HANDEGÜL:Gülün açması.
HANIM: Soylu kadın, bayan
HANİFE: Allah’ın birliğine inanan, iman eden
HANNE:Hz. Meryem’in annesinin ismidir
HANZADE:Hükümdar çocuğu.
HARE:Cam, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş.
HARİKA: Eşyanın tabiatı dışında, doğa üstü, garip şey, olağanüstü
HARİSE:1. Muhafız, bekçi, gözcü. 2. Koruyan, koruyucu. 3. Son derece hırslı olan. 4. Yemen’de bir Arap kabilesinin adı.
HASGÜL: Değerli, eşsiz gül.
HASİBE: Kişisel değeri olan, ünlü soydan gelen
HASNA:İffetli, şerefli, namuslu.
HASRET: Ele geçirilemeyen bir şeye üzülmek – İç çekme, inleme
HATIRA: Anı, andaç
HATİCE: Erken doğan kız çocuğu
HATUN:1. Kadın. 2. Eş, zevce. 3. Eskiden yüksek kişilikli kadınlara ya da hakan eşlerine verilen unvan.Örfte isim olarak kullanılır.
HAVVA: Allah’ın yarattığı ilk kadın
HAYAL: İnsanın beyninde kurduğu düşünceler , kesitler, olaylar
HAYAT: Yaşam, doğumdan ölüme kadar geçen süre
HAYRİYE: Hayr’la, iyilikle ilgili
HAYRULNİSA:Sevinç, mutluluk ve huzur
HAYRÜNİSSA: Kadınların hayırlısı, uğurlusu
HAZAL: Haz duy, tad al anlamında
HAZAN: Güz, sonbahar
HAZER: Deniz, büyük su
HEDİYE: Armağan, bahşiş
HELİN:Eriten, yakan.
HEPGÜL:Her zaman güzel olan kimse.
HİCRAN: Ayrılık – Unutulmaz acı, keder
HİLAL: Gül yanaklı
HURİ: Cennet kızı, melek
HURİYE: Melekle ilgili, melek gibi
HÜLYA: Kuruntu, hayal
HÜMA:1. Bir çeşit diken. 2. Devlet kuşu. 3. Saadet. Mutluluk
HÜMEYRA: Aklık, beyazlık
HÜNER: Marifet, beceri, herkesin yapamadığı şeyleri yapmak
HÜRMÜZ: Zerdüşt dininde, iyilik ve hayır tanrısı
HÜRREM: Sevinçli, hoş vakit geçiren
HÜRRİYET: Özgürlük
HÜSNA:Çok, en çok, pek çok güzel” gibi anlamlara gelmektedir.
HÜSNİYE: Güzellikle ilgili, güzelliğe ait
HÜVEYDA:Belirgin, apaçık, ortada, belli.
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
İCLAL: 1. Büyüklük, ululuk. 2. Saygı gösterme, ağırlama, ikram.
İÇTEN:İGönülden, yürekten; cana yakın, candan
İDİL: Kır hayatını anlatan şiir, ya da yazı – İçten, saf aşk
İFFET: Temizlik, namuslu olmak
İKBAL: Baht açıklığı, işlerin doğru gitmesi
İLAYDA: Su perisi
İLCAN: Ülkenin canı, sevdiği
İLGİN: Yabancı, gurbette yaşayan
İLHAN: Moğol hükümdarı
İLKAY: Ayın ilk hali
İLKBEN: Ben ilk’im anlamında
İLKCAN: İlk doğan çocuklara verilen ad
İLKE: Temel düşünce, ana görüş ve inanış
İLKGÜL: İlk doğan kız çocuklara verilen adlardan biri. güllerin ilki, ilk gelen gül
İLKİM: İlk doğan çocuklara verilen adlardan biri.
İLKİN: Önce, öncelikle
İLKNUR: Ayın ilk hali
İLKSEN: Önce sen anlamında
İLKYAZ: Bahar sonu, Yaz başlangıcı
İLSU: lkenin suyu, bereketi
İLTER: Yurdunu seven, koruyan
İMGE: Zihinde tasarlanan /düş hayal gibi gerçekleşmesi özlenen şey
İMRAN : Bayındırlık, mutluluk, bolluk,bereket
İMREN: Görünen bir şeyi ya da bir isteği elde etme isteği
İNCİ: İstiridyede oluşan küçük değerli süs tanesi
İNCİGÜL: inci tanesi ve gül gibi güzel
İNCİNUR: İnci gibi ışıklı, parlak
İPEK: İpek böceği kozası çözülerek çıkarılan ince parlak tel
İREM: Cennet / Şam ya da Yemende bulunduğu ileri sürülen eski ünlü bahçe
İSMİHAN: Hükümdar ismi
İYEM: Güzellik
İZEL: İz + El /El izi anlamında
İZGİ: İyi, güzel, adaletli
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
JADE:Yeşim taşı. Yarı değerli yeşil renkli bir taş.
JALE : Kırağı, çiğ, şebnem
JALENUR : Parlayan, ışıldayan çiy
JASMİN:Yasemin çiçeği
JÜLİDE : Karışık, dağınık saç
JANSET:Güneşin doğuşu
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
KAİDE:1. Oturan. 2. Temel, esas. 3. Başkent.
KADER: Değişmez bir karar ile iyilik yada kötülük hazırladığına inanılan olağan üstü güç
KADRİYE: Değerle ilgili / İtibar, onur
KAMELYA: Çaygillerden büyük çiçekler açan bir bitki – Yabangülü
KAMİLE: Tam, eksiksiz – Kemale ermiş – Bilgin, bilgili
KAMURAN: İstediğine ulaşmış, mutlu
KANSU:Soyu su gibi saf ve temiz olan.
KARANFİL: Kokulu bir çiçek
KARDELEN: Baharda çok erken açan bir çiçek – Çiğdem
KARMEN: Parlak kırmızı
KASENE:1. İyilik, iyi hal, iyi iş, hayırlı iş. 2. Dünya ve ahiret saadeti. 3. Eski altın paralardan birinin adı.
KATİBE:Yazan, yazıcı, usta yazıcı.
KAYRA: Büyük birinden gelen iyilik – İhsan
KEBİRE:1. Büyük, ulu. 2. Çocukluktan çıkmış genç. 3. Yaşça büyük, yaşlı. 4. Büyük günah.
KERENAY:Eskiden kullanılan bir çeşit nefesli saz.
KERİMAN: Cömert – Ulu, büyük
KERİME: Cömert – Ulu, büyük – Kız çocuk
KEVSER: Cennette bir akarsuyun adı
KEZBAN: Aslı Kedbanu – vekilharç kadın (evi çekip çeviren)
KISMET : Talih, nasip, kader
KIVILCIM: Yanan bir maddeden sıçrayan ateş parçası
KIYMET: Değer, paha (baha), bedel
KİBAR:1. Duygu, davranış ve hareket bakımından ince, zarif, nazik, çelebi. 2. Büyük cömert, asil, zengin. 3. Şık, seçkin. 4. Büyükler, ulular. 5. Kibirli.
KİBARİYE: İnce, zarif – Cömert, asil
KİRAZ: Gülgillerden bir meyva ağacının sulu
KOZA:İçinde tohum ya da krizalit bulunan koruncak.
KÖSEM: Sürülere rehberlik eden – Cildi temiz, pürüzsüz
KUMRU: Güvercinden küçük boz renkli kuş
KUMSAL:Sahil anlamına gelmektedir.
KÜBRA: En büyük.
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
LADEN:Lâdengillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen tüylü ve genellikle yapışkan yapraklı, beyaz veya pembe çiçekli, reçinesi hekimlikte kullanılan
bir bitki
LAL: Dili tutulmuş, konuşamaz hâle gelmiş, dilsiz.
LALE: Yaprakları uzun, çiçekleri kadeh biçiminde çeşitli renkleri olan soğanlı bir süs bitkisi
LALEGÜL:Türk musikisinde bir makam.
LALEHAN: Lalelerin sultanı
LALEZAR:Lalelik, lale yetişen yer, lale bahçesi.
LAMİA: Parlak, parlayan
LATİFE: Yumuşak, hoş,güzel,nazik – Güldüren güzel söz , şaka
LAVANTA:Siyahımsı mor renkli çiçekleri olan, hoş kokulu, batı Akdeniz kökenli bir tür bitki.
LEMAN: Parlama, parıltı
LEMİDE : Parlak, parıldayan
LENA:Bizim için , bizden biri ve insan anlamlarina geliyor.
LERZAN: Titreyiş, titrek
LETAFET: Latiflik, hoşluk – Güzellik
LEYLA: Uzun ve karanlık gece
LEYLAK:1. Zeytingillerden hoş kokulu salkım şeklinde mor ve beyaz renklerde çiçek açan bir bitki ve bitkinin çiçeği.
LİLA:Eflatun rengi.
LÜTFİYE: İyi muamele, güzellik ve hoşlukla ilgili
LÜTUF: İyilik, güzellik, hoşluk – İhsan, bağış.
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
MACİDE: Şan ve şeref sahibi
MAHFER:Ay aydınlığı, ay ışığı.
MAHMURE: Uyku basmış, yarı baygın göz
MAHİNUR: Ay ışığı – Ay yüzlü güzel
MAHPERİ:Ay gibi peri kadar güzel.
MAHRA:1. Elverişli, uygun şey. 2. Değerli kimse.
MAHFER:Ay aydınlığı, ay ışığı.
MAHTER:Yeni ay, ayça, hilal
MAKBULE: Alınan, kabul olunan, beğenilen
MAKSUDE:1. Kasdolunan, istenilen şey, istek. Maksad, niyet, murat. 2. Varılmak istenen yer
MAİDE:1. Üzerinde yemek bulunan sofra. Yemek, şölen. 2. Kur`an-ı Kerim`in 5. suresinin adı. 3. İsa ve Havarilerine gökten inen sofra.
MAİLE:1. Bir yana eğilmiş, eğik. 2. Hevesli, istekli, yetenekli. Taraflı, içten istekli. 3. Andırır, benzer. 4. Tutkun.
MELA:1. Doluluk. 2. Topluluk. 3. Ova.
MANOLYA: Beyaz, güzel kokulu ağaç ve çiçekleri
MARAL: Dişi geyik, ceylan, karaca
MARİYE:Şen’un adında birinin kızı olup, Mukavkıs tarafından Hz. Muhammed’e (s.a.s) hediye edilen kıbti bir cariye. Hz. Peygamberin hanımlarından küçük yaşta ölen oğlu İbrahim’in annesi.
MASUME:İmamiye mezhebinde günahsız sayılan ehl-i beyt mensubu.
MAYE:1. Maya, asıl ve gerekli madde. 2. Para, mal. İktidar güç. 3. Bilgi.
MEDİHA: Övülmeye neden olan
MEFHARET : Övünç, övünme, kıvanç
MEFKURE: Ulaşılmak istenilen en yüce amaç
MEFTUN: Gönül vermiş, tutkun
MEHLİKA:Ay yüzlü güzel.
MEHPARE: Ay parçası
MEHTAP: Ay ışığı, Dolunay
MEHVEŞ: Ay yüzlü güzel
MEKSELİNA:Kuranda geçen bir isim.
MELAHAT: Güzellik, güzel yüzlülük, yüzünde tatlı ifade olmak
MELDA: İnce ve taze vücutlu
MELEK: Allah ile insanlar arasında aracılık yapan manevi yaratık
MELİHA: Güzel, Şirin
MELİKE: Kadın hükümdar, hükümdarın karısı
MELİN:Suda açan çiçek
MELİS: Bal arısı
MELİSA: Baklagillerden, yaprakları liomu andıran kokulu bir bitki
MELODİ : Ezgi, müzik parçası
MELTEM: Yazın, karadan denize doğru esen mevsim rüzgarı
MENEKŞE: İnce saplı, ufak mavi çiçekli güzel kokulu bitki
MENGÜ: Ebedi, ölümsüz
MARAL : Meral (Maral) Dişi geyik
MERAL: Dişi geyik, maral
MERİÇ: Bulgaristanla olan sınırımızda bulunan bir nehir
MERİH: Dokuz gezegenden biri (Mars)
MERVE: Mekke yakınlarında bir dağ
MERYEM: Dinine bağlı kadın
MESUDE: Mutlu, bahtiyar
MEYRA: Parıldayan Işık
MISRA: Şiirin bir satırı
MİHRİBAN: Seven, şefkatli
MİLDA: Deniz dibindeki kırmızı renkli değerli taş.
MİMOZA: İnce sarı yapraklı çiçek açan bir süs bitkisi
MİNA:1. Camın ana maddesi. 2. Liman, iskele. 3. Gökyüzü.
MİNE: Maden eşya üstündeki renkli sır tabakası
MİRAY: Yılın ilk aylarında doğan / Güneş gibi ay gibi parlayan
MORGÜL : Mor renkte gül
MUALLA: Makam ve rütbece yüksek olan
MUAZZEZ: Saygı uyandıran, kıymetli – İzzet, şeref sahibi
MUHTEREM: Saygın, saygıdeğer
MUKADDER: Tanrı hükmü, kader, alın yazısı
MUKADDES: Kutsal olan , mübarek olan Mukaddes Kutsal olan , mübarek olan
MUNİSE: Sıcak kanlı, sevimli
MUZAFFER: Zafer kazanan, üstün gelen
MÜBERRA: Aklanmış, temize çıkarılmış
MÜCELLA: Parlak, cilalanmış
MÜESSER: Eser bırakan, eser sahibi .Kendisine bir şey tesir etmiş olan.
MÜFİDE:1. İfade eden, anlatan, manalı. 2. Faydalı. Türk dil kuralına göre d/t olarak kullanılır.
MÜHİBE:1. Heybetli, korkunç, korkutan. 2. Tehlikeli ve saygı uyandıran.
MÜGE: İnci çiçeği,
MÜJDE: İyi haber, sevinçli haber
MÜJGAN: Kirpik
MÜKRİME: İkramı bol olan
MÜNEVVER: Aydınlatılmış, parlak ışıklı, bilgili
MÜNİRE: Işık veren, aydınlatan
MÜRÜVVET: Kişilik, şahsiyet, insanlık
MÜRVET:Yiğitlik,Kişilik,mertlik
MÜŞERREF: Onurlandırılmış, şerefli kılınmış
MÜYESSER: Kolaylıkla yapılan
MÜZEYYEN: Süslü, süslenmiş, bezenmiş
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
NABİA:Yerden çıkıp fışkıran, kaynayan, akan.
NACİYE: Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
NADİDE: Görülmemiş, görülmedik, ender bulunan
NADİRE : Az bulunur, seyrek, ender bulunan
NAFİA: Bir yeri güzelleştirmek için yapılan çalışmalar
NAGEHAN: Ansızın
NAĞME: Ezgi, uyumlu ses
NAHİDE: Venüs – Ergenlik çağındaki kız
NAHİRE:Ayın ilk günü ya da son gecesi.
NAİLE: İsteğine ulaşmış
NAİRE:Ateş, alev, sıcaklık.
NALAN: İnleyen
NAME: Mektup – Aşk mektubu
NARDAN:1. Nar taneleri. 2. Gözyaşı damlaları.
NARİN: Zarif, ince yapılı
NAŞİDE: Şiir okuyan , yazan
NAZ: Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış
NAZAN: Nazlanan, işve yapan, cilve yapan
NAZENDE: Nazlanan – Sevgili
NAZİFE: Zarif, kibar – Temiz
NAZLI: Naz eden, cilveli, işveli
NAZMİYE: Şiirle ilgili, düzenli
NAZRA:Bir tek bakış.
NAZSU:Naz ve su kelimelerinin birleşiminden oluşmuş bir isimdir. Naz ; cilve, iş ve şımarıklık. Su ; rengi kokusu olmayan saydam sıvı madde.
NEBA:Haber.
NEBAHAT: Onur, şeref, ün
NEBİLE:1. Yüksek meziyet ve onur sahibi. 2. Akıllı, anlayışlı. Bilgili, faziletli.
NECLA: Çocuk, evlat, oğul, kuşak, sülale,nesil
NECMİYE: Yıldızlarla ilgili, yıldızlara ait
NEDİME: Hoş sohbet, kadın – Kadın arkadaş
NEDRET: Az bulunan
NEFİSE: Beğenilen, hoş, güzel
NEHAR:Gündüz.
NEHİR : Irmak, büyük akarsu
NERGİS: Çiçekleri ayrı ayrı ya da bir kök üzerinde sarı ve beyaz renkte bir bitki
NERİMAN: Pehlivan, yiğit
NERMİN: Nazik, ince
NESLİ:Nesle ait, soya ait.
NESLİHAN: Han soyundan gelen
NESLİŞAH: Şah soyundan gelen
NESİBE:Soylu, soyu temiz
NESRİN: Bir tür yaban gülü
NEŞE: Sevinç, gönül ferahlığı
NEVA:1. Ses, şada, makam, ahenk, name. 2. Refah, zenginlik. Güç, kudret. 3. Doğu müziğinde bir makam
NEVAL: Talih – Bağış, ihsan
NEVCAN: Yeni doğmuş
NEVESER:Türk müziğinde birleşik bir makam.
NEVİN: Yeni
NEVRA:1. Işıklı parlak, çiçek 2. Işıklı olma, parlaklık. 3. Çiçek, özellikle beyaz çiçek.
NEVRESTE:Yeni yetişen, yeni biten.
NEVRİYE:Işıkla, parlaklıkla, aydınlıkla ilgili.
NEYLAN:”Murada erme” anlamına gelen “Neyl” kelimesinden türemiştir ve “gerçekleşmiş dilek” anlamını taşır.
NEZAHAT: İç temizliği, paklık
NEZAKET: Naziklik, zariflik, incelik ç
NEZİHE: Temiz, pak
NİDA: Seslenme, çağırma, seslenen
NİGAR: Resim, resim gibi güzel
NİHAL: İnce ve düzgün vücutlu, fidan gibi
NİHAN: Gizli, saklanmış, görünmeyen, sır, giz
NİL: Afrika kıtasında bir nehir
NİLAY: Nil’e ışık saçan .
NİLGÜN: Mavi renkte, çivit rengi
NİLHAN:Nil havzası hanlarından.
NİLSU:Afrika kıtasında bir nehir
NİLÜFER: Geniş yapraklı, durgun sularda yetişen bir su bitkisi
NİMET: İyilik, iyi bir yaşantı için gerekli şeyler
NİSA: Kadın
NİSAN: Yılın dördüncü ayı
NİSANUR:Aydınlık kadın
NİRA:Ancak rüyada karşılaşılabilen nadide güzel
NUR: Işık, parıltı aydınlık, Allah’ın gönderdiği ışık
NURAL: Kutsal ışık
NURAN: Işıklı, nurlu, aydın
NURAY: Ay ışığı gibi nurlu
NURCAN: Işık canlı, can ışığı
NURÇİN: Işık derleyen
NURDAN: Işıklı, parlak
NUREFŞAN:Aydınlık veren, ortalığı ışık içinde bırakan. -Nur ve efşan kelimelerinden birleşik isim
NURGÜL: Işıklı gül, gül gibi güzel ve aydınlık
NURHAN: Aydın hükümdar
NURHAYAT:Nur Aydınlık, parıltı, parlaklık. Hayat hayat.
NURİNİSA:Nurlu kadın.
NURİYE: Işıklı, ışıktan gelme
NURPERİ: Peri kadar aydınlık, güzel
NURSEDA:Nur ve seda isimlerinin birleşiminden oluşmuş bir isimdir. Nur : Aydınlık. Seda : Ses, yankı.
NURSEMA:Işıklı, aydınlık gökyüzü.Nurlu parlak gök.
NURSEMİN:Nurlu çok degerli eşi benzeri bulunmayan.
NURSEL: Sel gibi ışık
NURSELİ: Işık seli
NURSEN: Işık gibi nurlu
NURSENA:Nur ve Sena isimlerinin birleşiminden oluşmuş bir isimdir.
NURSER:Nurlu, aydınlık, münevver kafalı insan.
NURSEV:Işığı sev.
NURSEZA:Nura layık , ışığa ve aydınlığa layık. Nur ve seza kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur.
NURSU:Nurlu su.
NURŞEN: Işık gibi şen ve güler yüzlü
NURTEN: Teni ışık gibi beyaz olan
NÜKHET: Güzel ve hoş kokulu
NÜKTE:Şakalı espirili söz
NÜVİDE:Müjde, muştu. Hayırlı haber. Türk dil kuralı açısından son harf olan “d/t” olarak kullanılır
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
OKŞAN: Sevil, sevgiye değer ol
OKYANUS:Ana karaları birbirinden ayıran büyük deniz.
OLCA: Düşmandan ele geçirilen mal, ganimet
OLCAY: Talih, baht, ikbal
OLCUM:l. Eli işe yatkın, becerikli, usta. 2. Kendini olduğundan üstün gösteren. 3. Hekimlik taslayan kimse.
OLGUNAY:Olgunay, dolunay.
ONGU:1. Gönül rahatlığı, mutluluk, sağlık. 2. Bayındırlık, gelişmişlik.
ORGÜL:Ateş gibi kırmızı renkte gül.
ORKİDE: Az bulunup zor yetiştirilen değerli bir çiçek
ORTANCA:1. Pek çok türü bulunan süs bitkisi. 2. Yaş bakımından üç kardeşin büyüğü ile küçüğü arasındaki kardeş. İsim olarak kullanılmaz.
OYA: İpek ibrişim kullanılarak iğne, fırkete gibi şeylerle yapılan ince dantel
OYLUM:1. Vadi, koyak. Çukur, oyuk. 2. Bir cismin uzayda kapladığı boşluk.
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
ÖDÜL:1Bir basan ya da iyilik karşısında verilen armağan. 2. Yarışma veya müsabakalarda bir tarafın, kazanana verdiği hediye, mükafat.
ÖĞÜN: Kendini yücelt,gurur duy – Zaman – Kez, defa – Önde gelen
ÖĞÜT: Birisine ne yapıp ne yapmaması gerektiğini belirten söz
ÖMÜR: Yaşama süresi – Hayat
ÖNEM: Değer verilen önemli olan
ÖNER:1. Önde gelen, başta gelen. 2. Yön. 3. Sıra
ÖNGÜL: Direnen, inatçı – Kılavuz – Öncü, teşvik eden
ÖVGÜ: Övmek için kullanılan söz
ÖVGÜL: Övülmeye değer
ÖVÜN: Başarılarınla, niteliklerinle yücel
ÖYKÜ : Hikaye / Masal
ÖYKÜM:Benim hikayem anlamını taşımaktadır.
ÖZBEN:Soyluluk ve asalette öz, temel.
ÖZDEL:Hediye.
ÖZDEN: Özgür, özle ilgili
ÖZGE: Başka, yabancı, iyi güzel
ÖZGEN: Özü geniş, rahat
ÖZGÜ:1. Kutsal. 2. Özellikle birine ya da bir şeye ait olan
ÖZGÜL: Bir türe ait olan – Özü gül gibi olan
ÖZGÜN:Nitelikleri bakımından benzerlerinden ayrı ve üstün olan. Yalnız kendine özgü bir nitelik taşıyan.
ÖZEL:Öz el. l. Yalnız bir kişiye, bir şeye ait ya da ilişkin olan. Devlete değil, kişiye ait olan. 2. Her zaman görülenden, olağandan farklı, dikkate
değer.
ÖZİL:Gerçek ülke.
ÖZLEM: Hasret, birine ya dabir yere duyulan görme arzusu
ÖZLEN: Görülmek istenilen ol, hasreti çekilen ol
ÖZMEN:Özlü kimse, özü iyi, sağlam kişilikli.
ÖZNUR: Özü ışıklı, aydınlık
ÖZÜN: Şiir – Hak edilmiş ün
ÖZÜM:Kardeş gibi tutulup sevilen.
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
PAKİZE: Çok temiz, hoş ve güzel
PAMİRA:Orta Asya’da bir yayla
PAPATYA: Taç yaprakları beyaz, ortası sarı baharda açan bir kır çiçeği
PARLA: Parlamak fiilinin emir kipi, 3. tekil şahıs
PARLANUR:Nur gibi parla. Parla nur.
PAYE:1. Aşama, rütbe, derece. 2. Basamak, merdiven basamağı. 3.. İkizlerin bir yıldızı, cevza burcu.
PELİN: Siyah ve beyaz renkte acı kokulu bir tür bitki
PELİNSU : Pelin + Su (Bkz Pelin)
PEMBE : Açık kırmızı renk
PEMBEGÜL: Pembe gül.
PERÇEM: Kakül – Mızrak, bayrak gibi şeylerin üzerine konulan püskül
PEREN: Ülker yıldızı
PERİ : Çok güzel, çekici, dişi cin
PERİHAN: Peri padişahı, perilerin başı
PERRAN: Uçan, uçucu
PERRİN:Nezaket, nazlılık
PERVA:1. Korku. Çekingenlik. 2. İlgi, bağ
PERVİN: Ülker yıldız takımı (Süreyya)
PETEK: Arıların bal depoladığı yuvacık
PEYKER:Yüz, surat.
PEYDA:Meydanda açıkta. Hazır, mevcut.
PEYMA:Ölçen, ölçücü.
PINAR: Suyun topraktan kaynayıp geldiği yer
PIRILTI: Parıldayan şeylerin çıkardığı ışık
PİRAYE: Süs, bezek
PÜREN: Sarı, kırmızı renkte açan küçük yapraklı bir tür ot
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
RACİ: Rica eden, dileyen
RAFET / REFET: Çok acıma
RAGIP: İçtenlikle isteyen, özleyen
RAHİM: Esirgeyen, acıyan
RAHMAN: Acıması bol olan
RAHMİ: Koruyan, esirgeyen
RAİF: Acıyan, esirgeyen
RAKIM: Yazan
RAMAZAN: Kameri yılın 9. ayı
RAMİ: Atıcı, mermi atan
RAMİZ: Remz eden, işaretleyen
RASİM: Resmeden, resim çizen
RASİN: Beyaz ay,dolunay
RAŞİT: Doğruyola giden
RAUF: Çok acıyan, esirgeyen
RECAİ: Umma, dileme
RECEP: Heybetli, azametli, saygı değer
REFET: Çok acıma
REFİĞ: Din uğruna çalışan
REFİK: Arkadaş, yoldaş, ortaklık
REHA: Kurtulma
REMZİ: İşaret ve gizliliğe ait
RENAN: Kızıl kan
RESUL: Haber getiren
REŞAT: Aklın gerektirdiğini yapan
REŞİT: Akıllı, iyi davranan
RIDVAN: Cennetin kapıcısı olan melek
RIFAT: Yükseklik, yüksek rütbei
RIFKI: Yumuşaklıkla, sükunetle ilgili
RIZA: Hoşnutluk, memnunluk
RUHİ: Ruhla ilgili
RUŞEN: Aydın, parlak
RÜÇHAN: Orta Asya’da Tanrı dağı,bir Türk boyu
RÜKNETTİN: Bir şeyin temeli / Dinin temeli
RÜSTEM: Ünlü Fars pehlivanının adı
RÜŞTÜ: Ergin, olgun
 

Admin

Burcu Önder
Yönetici
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
147
Beğeniler
0
Puanları
185
Konum
Çanakkale
Web sitesi
www.pembe.net
SAADET: Mutluluk
SABAH: Günün başlangıcı
SABAHAT: Güzellik
SABİA:Yedinci.
SABİHA: Güzel, şirin
SABİRE:1. Sabreden, tahammül eden, Katlanan sabırlı. 2. Acele etmeyen.
SABİTE : Yerinde duran, kımıldamayan
SABRİYE: Sabırlı, dayanıklı
SACİDE: Secdeye varan, yere yüz süren
SADA:Ses, yankı.
SADBERK:1. Yüz yapraklı, katmerli. 2. Katmerli bir gül türü.
SADİYE:Mutlulukla, uğurla ilgili, uğurlu.
SADRİYE: Göğüsle ilgili
SAFİNAZ:Çok nazlı, çok naz eden.
SAFİYE: Katıksız, katışıksız saf
SAHARA:Çöl,Ayrıca Tunus’ta bir çölün adı.
SAHİBA: Bir şeyi elde etmiş olan
SAHİL: Deniz, nehir, göl kıyısı.
SAHRA:Kır, ova, çöl
SAHURE: Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad
SAİDE:Mübarek, kutlu, uğurlu. Mübarek, mesut. Sevap kazanmış, Allah katında makbul tutulmuş. Sahabe isimlerinden
SAİME : Oruç tutan, oruçlu
SAKİNE: Oynamayan, kımıldamayan, durgun
SALİHA: İyi, yarar, yetkili, hakkı olan
SALİME: Eksiksiz, sağ, sağlam
SALİSE:1. Üçüncü. 2. Saniyenin altmışta biri. 3. Binbaşılık derecesinde mülki rütbe.
SAMİA:İşitme duygusu, hissi.
SAMİME: Bir şeyin temeli, en köklü yeri
SAMİRA:Samir kökünden gelir. Gecenin arkadaşı, sabah yıldızı ve gece insanı gibi anlamları vardır.
SAMİRE.Meyveli, meyva veren.
SAMİYE: Yüksek, ulu
SAMYELİ:Güneyden esen sıcak rüzgar
SANAY: Ay gibi güzel
SANEM: Put – Güzel kadın
SANİA: Sanat eseri yaratan – Yapan , oluşturan
SANİYE: Dakikanın 60’ta biri süresinde zaman birimi
SARRA:Sevindirici, sevinçli.
SATI: Düğün alışverişi – Satış, alışveriş
SEBA:Yedi. İslam öncesi Sami ve Arap kavimleri yedi sayısının kutsal bir nitelik taşıdığına inanırlardı, “yedi” sayısı.
SEBAHAT:Güzellik
SEBLA: Uzun kirpikli göz
SEÇİL: Beğenilen, seçilen
SEDA: Yankı, ses
SEDEF: Midye ve istiridye gibi hayvanların beyaz ışıltılı parlak kabuğu
SEDEN: (Sedan) sesin, seslenişin
SEHER: Tan ağartısı, ortalığın aydınlandığı an
SEHLE:1. Yumuşak. 2. Kolay. 3. Taze, körpe. Habeşistan’a hicret eden kadın sahabelerden.
SELAY:Sel ve ay kelimelerinin birleşimi.
SELCAN: Hareketli, coşkulu
SELCEN:Cennetteki kuş ve çiçek ismi; 1071 Malazgirt Zaferi kahramanı Alparslan’ın eşinin adı
SELDA: (Seldağ) Dağ seli, dağdan inensel
SELDANUR:Nur seli.
SELEN: Haber, havadis, kulakla duyulan,işitilen
SELİ:Yavaş akan su
SELİN: Senin Sel’in, Sana ait sel
SELMA: Doğru ve iyi yolda, selamette olma
SELMİN:Barış yanlısı, barış ve sevgi duygusuyla dolu.
SELVİ: Yaz kış yeşil kalan ince uzun birağaç
SELVİHAN:Selvi ve han kelimelerinin birleşiminden oluşmuş bir isim
SEMA: Gökyüzü
SEMAHAT: Cömertlik, el açıklığı
SEMANUR:Nurlu gökyüzü
SEMİHA: Cömert gönüllü, eli bol
SEMİN: Değerli, pahalı
SEMİNA:İşitme , Işık. Hurma ağacını ilk diken kızın adı. Hz. Adem in 2. kızının adı.
SEMİRAMİS: Asur kraliçesinin adı
SEMURE:Çoğalan, zengin olan, meyve veren verimli. Ashabın kullandığı isimlerden.
SEMRA: Esmer
SENA: Övme, övüş – Şimşek parıltısı
SENAY: Ay gibisin sen anlamında
SENEM: Tapılacak kadar güzel kadın, sevgili
SENGÜL:Sen gülsün, gül gibi güzelsin
SENİHA: Yüce, yüksek
SERA:Saray. Büyük konak. Köşk.
SERAP: Çölde uzaktan su gibi görünen ışık yanıltmacı
SERAN:Işıklı, parlak.
SERAY: Ay gibi güzel
SERDA:Türkçe’de baş anlamına gelen ser ve yüce anlamına gelen da kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. Ermenice de “sevgi ver” anlamı
taşımaktadır.
SEREN: Yelken gerilmek üzere direğe çapraz takılan ağaç
SERENAY:Seren ve ay kelimelerinden birleşik isim.
SERİN: Ilıkla soğuk arası
SERPİL: Serpilmiş, gelişmiş
SERRA: Rahatlık, kolaylık
SERTAP: İnatçı
SERVA: Masal
SEVAL: Severek alınan
SEVCAN: Sevgili insan
SEVDA: Aşk, sevgi, tutku tutkunluk
SEVDE:Siyah, esmer, esmer güzeli. Mü’minlerin annelerinden birisi Hz. Sevde
SEVGİ: Aşk, sevme duygusu
SEVİL: Sevgiye değer, sevilen
SEVİLAY: Ay gibi hep sevilen
SEVİM: Birine yakınlık duymak, sempati
SEVİN: Memnun ol, neşelen
SEVİNÇ: Neşe, iç ferahlığı
SEVNUR:Sevgi nuru, ışığı, aygınlığı.
SEVTAP: Aşırı, tapacak kadar sevgi duyan
SEYDA:İleri gelen, seçkin.
SEYHAN: Kenten kente yolculuk
SEYRAN: Gezinme
SEYYAL: Akışkan, sıvı, yerinde duramayan
SEZA: Uygun, yaraşan
SEZAL: Sezgili
SEZEN: Sezgisi güçlü olan
SEZER: Sezgisi güçlü olan
SEZİN:Sezme yeteneği olan, duygulu anlayışlı.
SEZGİ: Anlama, sezme yeteneği
SEZGİN: Duygulu, anlayışlı
SICAK: Sıcakkanlı, cana yakın
SIDIKA: Çok içten ve doğru kimse
SILA: Gurbete çıkanın doğup büyüdüğü yer
SIRMA: Altın yaldızlı, ya da yaldızsız ince gümüş tel
SİBEL: Bulutla yer arasında yere düşmeyen yağmur damlası / Buğday başağı
SİDAL: Dalın gölgesi
SİDAR: Ağaç gölgesi anlamına gelmektedir.
SİDELYA:Cennette açan çiçek
SİMA: Düz, çehre – İnsan, tip
SİMAY:Gümüşten ay, gümüş gibi parlak ay.
SİMGE: Alamet, sembol, birşeyi anlatan im, imge
SİMLA:Hintçe karlarla kaplı anlamına gelir.
SİNEM: Benim tenim, benim vücudum, göğsüm
SOLMAZ: Güzelliğini, tazeliğini uzun süre koruyan
SONAT: Bir veya iki çalgı için yazılmış 3-4 bölümlü müzik eseri
SONAY: Yılın son ayı
SONGÜL: Son açan gül
SONNUR: Son ışık
SU: Rengi kokusu ve tadı olmayan saydam sıvı madde
SUAT: Mutlu, mutlulukla ilgili
SUDE: Sürmüş, sürülmüş, ezilmiş
SUDEM: Sude isminin aitlik eki almış halidir. Sude : sürmüş, sürülmüş, ezilmiş .
SUEDA: Dosdoğru, temizlenmiş olan
SUDENAZ: Boyalı, sürmeli ve Nazlı olan.
SUĞRA: Daha, pek, en küçük.
SUKEYNA: Hz. Hüseyinin kızının adı.
SULTAN: Hükümdar ailesinden, anne, kızkardeş
SUNA: Boylu poslu endamlı / Erkek ördek
SUNAZ:Su ve Naz kelimelerinin birleşiminden meydana gelmektedir. Su kadar saf ve nazlı anlamını taşır
SUNAY: Ay sun, ay ışığı sun
SUZAN: Adak ayı
SÜNDÜS:Eskiden altın veya gümüş tellerle nakışlı olarak dokunan bir çeşit ipekli kumaş. Kur’an’da cennet elbisesi anlamında .
SÜEDA:K.utlu, uğurlu insanlar.
SÜHANDAN: Güzel konuşan
SÜMBÜL: Zambakgillerden, salkım çiçekli, keskin kokulu, soğanlı otsu bitki. 2. Güzellerin saçı.
SÜMEYRA:Sümeyre Meyve çağlası, kıvrılmış yaprak.
SÜMEYYE:İslam’ın ilk şehidi. Ammar b. Yasir’in annesi ve ilk müslüman olan hanım sahabelerden.
SÜHEYLA: Güney yönünde görünen parlak yıldızlar
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst