İlginizi Çekebilir
adet-oncesi-sendromu
  1. Ana Sayfa
  2. Faydalı Bilgiler

Yeni Başlayanlar için Feminizm

Yeni Başlayanlar için Feminizm
+ - 0

Yeni başlayanlar için feminizm kavramı basit bir şekilde açıklanabilir. En basit şekilde tanımlanması gerekirse feminizm cinsiyet ayrımcılığına karşı çıkar ve kadın erkek eşitliğini savunur. Kadınların haklarının korunması üzerine kurulmuş olan bir düşünce biçimidir.

Kadın ve erkeklerin doğal olarak kendi haklarına sahip olması gerektiği ve sahip olunan haklar arasında bir ayrım olmaması konusunda düşünceleri yansıtır. Temelinde kadınların haklarının erkekler ile eşit olması gerektiğini savunan düşünce yapısı gelişmeye devam etmektedir. Kadınların özgür olması koşulu altında birçok alt dalı oluşmaya başlamıştır ve her geçen gün düşünce sisteminde gelişmeler devam etmektedir. Bütün cinsiyet rollerine karşı çıkan feminizm kavramı ataerkil anlayışında karşısında duran bir düşüncedir. 

Feminizm Neyi İfade Etmez?

Feminizm nedir sorusu basit bir şekilde açıklandığı gibi ne olmadığı da basit bir şekilde açıklanabilir. Feminizm kavramının gelişmeye başlaması ile birlikte herkesin dikkatini çeken önemli bir yere gelmiştir. Ancak bazı durumlarda feminizmin savunmuş olduğu düşünce yapıları yanlış anlaşılır ve kavramın farklı açılardan değerlendirilmesine neden olur.

Feminizm kavramı öncelikli olarak erkek düşmanlığı değildir. Bilinmesi gereken en önemli nokta budur. Genellikle erkek düşmanlığı olarak algılanan bir kavramdır. Aynı zamanda feminizm kavramının düşünce yapısında lezbiyenlik olarak bir tanımlama yoktur. Feminist düşünceye sahip olan kişilerin tercihlerine göre lezbiyen olması mümkünken düşünce yapısının temelinde lezbiyenlik yoktur. 

Feminizm kavramının anlamı oldukça farklıdır ve anarşizm ile aynı kefeye konmaz. Kadınların erkeklerden daha üstün olduğunu ifade eden bir kavram asla değildir. Erkeklerin daha ön planda olduğu sisteme karşı gelen bir düşünce yapısıdır. Kadınların erkekler ile eşit olduğunu ifade eden bir düşünce yapısıdır. 

Feminzimin Amacı Nedir?

Feminizm kavramının belirli bir amacı vardır ve bu amaç doğrultusunda ilerler. Tarihin belirli kısımlarında erkeklerin kadınları ikinci sınıfta görmeye başlaması ile birlikte kadınlar geri planda kalmaya başlamıştır. Sosyal açıdan erkekler kadınlardan daha avantajlı bir duruma geçmiş oldu. Feminizm ise oluşan bu eşitsizlik durumunu anlamak ve anlatmak için çalışır. Erkeklerin dayatmış olduğu sosyal roller ve kadınlar için belirlenmiş olan hayat standartlarını sorgular. 

Küçüklüğünde pembe eşyalarla oynayan kişilere ‘kız gibi’ yakıştırmasının yapılması, erkekler ağlamaz kavramlarının sorgulanmasını sağlar. Yaşanılan çevre nedeniyle pek çok kişi belirli kalıpları duyarak büyümektedir. Özellikle kadın ve erkeklerin rollerinin daha küçükken verilmeye başlaması ileride kişilerin bu doğrultuda düşünceler geliştirmesine neden olmaktadır. Kız çocukları ile eşleşen pembe rengi, bulaşık yıkamak ve evcilik oyunlarıyken erkeklerle mavi renkleri ve maç gibi oyunlar eşleşir. Bu nedenle daha küçükken oluşan düşünce kalıplarının ileride yetişkin olmuş olan kişilerde ortaya çıkması halinde feminizm eşitlik arayışına girer. Düşünce yapısı genel olarak kadın nedir? Erkek nedir? Sorularının cevaplarını bulmaya çalışır. Cinsiyet rollerini sorgulayan düşünce yapısı bu rolleri kimin bulduğunu da sorgular. 

Feminizin Nasıl Ortaya Çıktı?

Feminizm ne zaman ortaya çıktı sorusu genellikle düşünce sisteminin tam olarak kavraması için sorulması gereken sorular arasında yer alır. İlk olarak 18. yüzyılda ortaya çıkan kavram Mary Wolstonecraft tarafından düşüncelerin ortaya çıkması ile temellenmiştir.

Mary’nin artık kadınların yaşam şekillerinde bir devrime gitme zamanı geldi demesiyle birlikte düşünce temelleri oluştu. Kadınların o dönemde içinde bulundukları koşullar nedeniyle onurunun kaybedildiğini düşünen Mary düşünce temelinde geniş bir ize sahiptir. Kadın ve erkeklerin cinsel arzuları dışında herhangi bir fark kalmayana kadar mücadele etmeye karar vermiştir ve ilk hamleleri yapmakta gecikmemiştir. 

20. yüzyıla gelindiğinde ise tüm dünyanın gündemi haline gelen oy kullanma konuşulmaya başlandı. Amerika’da ırkçılık için eylemlerin ve hak arayışının artmasıyla birlikte kadınlarda kendi hakları için harekete geçti. Kadınların oy kullanması, erkekler ile eşit koşullarda maaş ve iş imkanlarının yaşanması için hak arayışı başlamış oldu. Kadınların doğum kontrolü, kürtaj özgürlüğü bu dönemde tartışılan konular arasında yer aldı.

Simone de Beavuoir’ın öncülük etmesi ile birlikte özellikle 1940 ve 1950 yıllarında kadın bedeninde erkek egemenliği sorgulanmaya başlandı. Bu dönem feminizmin 2.dalgası olarak ön plana çıkmayı başardı. Toplumsal cinsiyet olarak bilinen kavram bu dönemde ortaya çıkan ve günümüze kadar ulaşan kavramlar arasında yer aldı. Amerika ve Avrupa bölgelerinde yaşanan mücadeleler sonucunda doğum kontrolü yasallaştı. 

90’lı yıllara gelinmesiyle birlikte ise feminizm düşünce yapısında 3. dönem baş gösterdi. Bu dönemde feminizm düşünce yapısı kadınların sahip oldukları farklılık durumlarını göz önünde bulundurulmaya başlandı. Tek bir kadın tiplemesinden bahsedilemez olduğu, kadınların inanç ve cinsel tercihlerinin farklı olabileceği haklarında savunulmasında bunların saygı duyulması gereken tercihler olduğu ön plana çıkmaya başladı. 

Erkekler Feminist Olarak Faaliyet Gösterebilir mi?

Erkekler feminist olabilir mi sorusu genellikle merak edilen konular arasında yer alır. Kadınların evlerinde oturarak çocuk doğurması ve ev işleriyle uğraşması, erkeklere hizmet etmesi döngüsüne karşı olan erkeklerin feminist olması mümkündür. Erkeklerin kadın haklarında ön planda rol olması oldukça önemli olan bir düşüncedir. Gelişen düşünce sistemleri ile birlikte erkeklerin daha çok feminizm düşüncesine kayması ve desteklemesi mümkündür. Erkeklerin eşitlik düşüncesi altında kadınların haklarını savunmak, erkeklerle olan eşitsizlik durumunun önüne geçmek için feminizm düşüncesine destek vermesi mümkündür. 

Feminizm Ne İşe Yarar?

Feminizm ne işe yarar sorusu kadınların ve erkeklerin düşünce yapısını merak etmesiyle birlikte gündeme gelebilecek olan alanlar arasında yer alır. Tecavüze uğrayan kadınların mağdur olması gerekirken suçlu gözle görüldüğü, kadınların evlerinde erkeklere hizmet etmesi gerektiği misyonlar hakimdi. İş hayatında kadınların yer bulması bile zorken eğer iş hayatında yer alınırsa büyük bir eşitsizlik durumu oluşması gözle görülmekteydi. Feminizmin ne işe yarayacağı sorusunun cevabı ise bu noktada eşitlik sağlamak ve kadınların sesleri olmak için şeklinde verilebilir. Kadınların bu gidişata son verebilmek için kendi haklarını savunabilmek için başlamış olduğu düşünce akımıdır. 

Türkiye’de feminizm etkilerinin en belirgin olduğu dönem ise 1990 yıllarıdır. Bu dönemde kadınlar eşlerinden izin almadan çalışma hayatında var olamıyordu. Türkiye’de 1990 yılında İzmir’de şarkıcı olarak çalışan bir kadının kocası tarafından izni geri alındı ve süreç boşanma davasına geçti. Şarkıcı olarak çalışan kadın daha sonra hakkını aramak için İstanbul’da bir imza kampanyası başlattı. Toplam beş bin bildirinin dağıtıldığı ve 2500 imzanın toplandığı olay sonucunda kadınların kocalarının izni ile çalışması gerektiğini ifade eden yasa kaldırıldı. Dava süreci yaklaşık olarak iki yıl sürdü. 

Feministlere Ne Denmemelidir?

Yeni başlayanlar için feminizm oldukça geniş bir kavramı ifade etmektedir. Yalnızca savulan haklar ile değil aynı zamanda dil ve dilin kullanımıyla da feministlere yardımcı olunabilir. Hak arıyoruz diyen kadınları küçümseyen ve dalga geçen kişilerin olması düşünce sisteminde oluşan bir haksızlık daha olarak ortaya çıkmaktadır.

Feminizm geçirdiği geçmiş ile birlikte oldukça önemli olan bir kavramı ifade ederken diğer kişilerden gelen komik olmayan espriler kötü bir duruma yol açmaktadır. Feministlere destek olurken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta dildir. Dilinizde yerleşik olarak kalmış olan kalıp kelimelerin kullanımını azaltarak oluşabilecek olan sorunların önüne geçerek feministlere destek verilebilir. 
 

Bu İçerik Hakkında Ne Düşünüyorsun ?